• 368 syf.
    ·19 günde·Beğendi·10/10
    Atatürk'ün Bütün Eserleri, 19'uncu Cilt; NUTUK 1. Milli Mücadele'nin başlangıcı sayılan 19 Mayıs 1919 tarihinde Mustafa Kemal'in Samsun'a çıkışıyla başlayıp, 23 Nisan 1920 tarihine kadar olan süreci, belgeleriyle açıklayan bir kitap.(21'inci cilt ile birlikte okunmalı).
    15 Ekim 1927 tarihinde bizzat Mustafa Kemal tarafından CHP Kongresinde altı gün süreyle okunan Nutuk, herkesin mutlaka okuması gereken ve bence ders kitabı olarak okutulması gereken muhteşem bir eser. (Devamı olan 20'nci cildi de en kısa zamanda okuyacağım.) Milli Mücadelenin yüzüncü yılında herkese şiddetle okumalarını ÖNERİYORUM.
  • 1918, 28 Mayıs 💙❤💚

    AZERBAYCAN HALK CUMHURİYETİ (1918-1920) Müslüman ve Türk toplumlarında kurulan ilk laik ve demokratik devlet.

    Azerbaycan Demokratik Cumhuriyetiveya Azerbaycan Halk Cumhuriyeti, Doğu Kafkasya’da yerleşmiş ve yüzölçümü 113.892 kilometrekare olan, Müslüman ve Türk toplumlarında kurulan ilk laik ve demokratik devlet. Nüfusu 2 milyon kişiye ulaşan Cumhuriyetin sınırları Kuzey’de – Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti, Kuzeybatı’da – Gürcistan Demokratik Cumhuriyeti, Batı’da – Ermenistan Demokratik Cumhuriyeti ve Güney’de İran’la belirlenmiştir. Azerbaycan’da en büyük şehir olan Bakü’nün Bolşevik Bakü Sovyeti’nin kontrölünde olması nedeniyle, AHC’nin geçici başkenti Gence olmuştur.

    Tarih
    Rusya İmparatorluğu’nda 1917’nin Şubat Devrimi’nden sonra Transkafkasya’da iktidar Özel Transkafkasya Komitesi oldu, fakat Ekim Devrimi ile Rusya’da egemenliğin Bolşeviklerin eline geçmesi sonucu 11 Kasım 1917’de Tiflis’te Gürcü, Ermeni ve Türk temsilcilerinden oluşan Bolşevik karşıtı Transkafkasya Komiserliği (Maveray-i Kafkas Konfederasyonu) karma hükümeti kuruldu ve Bakü dışında tüm Transkafkasya’de egemenliği ele aldı. Bakü’de ise 2 Kasım 1917 tarihinde Bakü Sovyeti hükümeti kurulmuştu. Ocak 1918’de Transkafkasya Komiserliği Tiflis’de oluşturulan Transkafkasya Seymi’ni yasama organı olarak ilan etti ve 1918’in Şubat ayında Transkafkasya Demokratik Federatif Cumhuriyeti kuruldu.


    Azerbaycan Halk Cumhuriyetinin ilk bayrağı
    Osmanlı Devleti, 18 Aralık 1917 yılında Erzincan Mütarekesi ile Maveray-i Kafkas Konfederasyonu’nu tanıdı, fakat Gürcü ve Ermeni temsilcilerile sınır ihtilaflarını çözemedi. Osmanlı Ordusu taaruza başladıktan sonra Maveray-i Kafkas Konfederasyonunda nasıl bir politika takip edilmesi gerektiği hususunda fikir ayrılığı oluştu. Gürcü ve Ermeni temsilciler silahlı mücadele kararı verirken Azerbaycan temsilcileri Türkiye ile dostane politika takibinden yana idi. 3 Mart 1918’de imzalanmış olan Brest-Litovsk Antlaşması ile o dönemde Maverayı Kafkasya içerisinde yeralan Kars, Ardahan ve Batum Osmanlı devletine verilmişti ve Gürcü tarafı buna yoğun tepki göstermiş, fakat Türk askeri harekatı üzerine 28 Mart 1918’de antlaşmayı tanımak zorunda kalmıştı.

    Kafkasya Müslümanlarının bağımsızlık taleplerinin giderek artması üzerine, Stephan Şaumyan 31 Mart 1918’de Bakü’de 14 bin Müslüman’ın katliamı ile neticelenen büyük bir tedhiş eylemi gerçekleştirdi. Baküdeki Mart Olayları’ndan sonra 3 Nisan tarihinde Seymin Müsülman grupu istefa etti. 9 Nisan tarihinde ise Seym hükumeti istifa etti.

    Osmanlı Devleti ile ihtilafları çözmek için önce Trabzon Konferansı yapıldı, arkasından da 11 Mayıs 1918’de Batum Konferansı’na başlandı. Almanya’nın Gürcistan’ı himayesine alması üzerine 26 Mayıs 1918’de Gürcistan Kafkasya birliğinden çıkmaya karar verdi ve 26 Mayıs’ta Seym son kez toplanarak kendini feshetti.

    28 Mayıs 1918 tarihinde Tiflis’de Azerbaycan Milli Şurası tarafından Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti ilan edildi. Meclis açılıncaya kadar geçici şüra ilan edilerek, başkanlığa Mehmet Emin Resulzade seçildi. 9 kişilik icra heyetinin başkanlığına da Feth Ali Han Hoyski getirildi, H.Agayev ve M.Seyidov başkan yardımcısı oldu

    4 Haziran’da Osmanlı İmparatorluğu ile Azerbaycan Milli Şurası arasında Batum Antlaşması imzalandı. 12 Haziran tarihinde Bakü Sovyeti ordusu Bakü’den Gence’ye harekete başladı ve bu nedenle Azerbaycan hükümeti Osmanlı Devleti’nden yardım isteğinde bulundu. 16 Haziran’da hükumet Tiflis’ten Gence’ye taşındı, 17 Haziran’da Feth Ali Han Hoyski başkanlığında ikinci hükumet kuruldu, 19 Haziran’da Azerbaycanda savaş durumu ilan edildi.


    Hükümetin 27 Haziran 1918 tarihli kararı ile Türkçe Azerbaycan Halk Cumhuriyetinin Devlet dili oldu.
    1 Ağustos’ta Azerbaycan Savunma Bakanlığı kuruldu.

    Almanlar, Bolşevikler, Ermeniler ve İngilizler petrol bakımından zengin olan Bakü’nün Türklerin eline geçmesine karşı idiler. 25 Temmuz’da Bakü’de Şaumyan hükümeti devrilmiş ve Menşevik ve Daşnaklardan oluşan Sentrokaspi hükümeti İran’da bulunan İngilizleri yardıma çağırmıştı. O tarihte Bakû’de 18 bin silahlı Ermeni, 1200 İngiliz ve 1500 Rus birlikleri, yani 20 ile 30 bin kişilik düşman kuvveti bulunmakta idi. Bakû cephesinde savaşa hazırlanan Kafkas İslam Ordusunda Anadolu’dan gelen 8 bin Türk askeri, 7 bin Azerilerden milis kuvveti vardır. Bakü Muharebesi’nin ardından Nuri Paşanın komuta ettiği Kafkas İslam Ordusu 15 Eylül 1918’de Bakü şehrini almağı başardı. Bakü’nün fethi sırasında 1130 Mehmetçik öldü.

    17 Eylül tarihinde hükumetin Gence’den Bakü’ye taşınması ile Azerbaycan Halk Cumhuriyyetinin Başkenti Bakü şehri oldu.

    Osmanlı Devletinin savaşı kaybetmesiyle, 30 Ekim 1918’de Mondros mütarekesini imzalayarak, 16 Kasım’da Bakü’yü, 15 Aralık’da ise Azerbaycan’ı tümüyle terketti, 17 Kasım’da İngiliz kuvvetleriyle beraber Rus ve Ermeni askerleri Bakü’ye girdi.

    9 Kasım 1918’de Azerbaycan Halk Cumhuriyeti Hükümeti tarafından üç renk üzerine ay ve sekiz köşeli yıldızdan oluşan Azerbaycan bayrağı kabul edildi. Bu renkler üstte Türkçülüğü temsil eden mavi, ortada çağdaşlaşmayı temsil eden kırmızı, ve altta İslamcılığı temsil eden yeşilden oluşmaktadır.

    Kasım 1918’de Türk-Aras Cumhuriyeti kuruldu. Başkenti Nahçıvan şehri olan bu Cumhuriyetin arazisi 16.000 kilometrekare, nüfusu ise 1 milyona yakındı. Sınırları Nahçıvan, Şerur-Daralagez, Ordubad kazalarını ayrıca Uluhan’lı, Vedibasar, Kemerli, Meğri vb. arazileri birleştirirdi.

    7 Aralık’ta Azerbaycan Parlamentosu açıldı, Alimerdan Topçubaşov Azerbaycan Parlamentosunun ilk başkanı seçildi. 26 Aralık’ta Fethali Han başkanlığında üçüncü kabine kuruldu. Cumhuriyetin Meclisi nispi temsil sistemi ile evrensel oylama sonuçlarına dayanarak seçilmiştir. Meclis devlet yönetiminin en yüksek organı olmuş, Bakanlar Kurulu ise Meclise sorumlu olmuştur.

    Şubat 1919’da İngilizler Bakü’yü terketti.

    14 Nisan 1919’da Nasib Bey Yusufbeyli’nin ilk ve Aralık 1919’da ise ikinci kabinesi kuruldu. Bu beşinci kabine Azerbaycan Halk Cumhuriyetinin son hükümeti oldu.


    Azerbaycan Halk Cumhuriyeti delegasyonu tarafından 1919 Paris Barış Konferansı’na sunulan harita

    12 Ocak 1920 tarihinde Rusya dışında dünyanın 23 devleti Azerbaycan Cumhuriyeti’nin varlığını resmen tanıdı.

    1920 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümeti Birinci Dünya Savaşında galip gelen devletlerle tekrar savaşa girmiş bulunuyordu. Aynı düşmanlarla savaşmakta olan Sovyet Rusya Türkiye için bir müttefik olarak görülüyordu. Sovyet Rusya da bunu kullanarak, Türkiye’ye yardım etmek istediklerini, ancak Musavat hükümetinin buna engel olduğunu öne sürüyordu.

    Moskova, Türk subaylar aracılığıyla, Ermenistan’la savaşmakta olan Azerbaycan’da varolan hükümeti yıkarak, Komünist Partisi hükümetinin oluşmasını sağladı. Türkiye’ye yardım gerektiği bahanesini öne sürerek, bu yeni hükümetin daveti üzerine Kızıl Ordu 26 Nisan’da sınırı geçerek Azerbaycan’a girdi ve ardından 28 Nisan 1920’de Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti kuruldu.
    Kaynak http://www.turkbilimi.com/...e-demokratik-devlet/
  • Kapitalizm,çıldırttığı milyonlarca insanı sakinleştirmek için milyar dolarlık anti depresif ilaçlar kullanıyor.Kimi sakinleştirmek için kullanıyor bu milyar dolarlık ilaçları ? Kendisinin çıldırttığı,delirttiği,dengesini bozduğu,yoldan çıkardığı insanları sakinleştirmek için.Bu neyi gösteriyor aynı zamanda ? Kapitalizm,insanın yaşamının uyumunu bozuyor.Yaşam uyumu bozulan insan depresyona,bunalıma giriyor.Başka türlü ruhsal hastalıklara yakalanıyor,marjinalleşiyor,değerlerden uzaklaşıyor,yabancılaşıyor,hiçleşiyor.Nihilizmin bataklığına sürükleniyor.
    Bu yaygın nihilizmi yaratan,ruh hastalıklarını bu kadar yaygınlaştıran,anti depresanları bu kadar kullanılabilir hale getiren,insanları toplu halde,her gün,her ülkede binlerce insanı intihara sürükleyen,mutsuz eden,sevgisiz bırakan,boşanmaları artıran,nefretleri,krizleri,sevgisizliği yaratan;özünde,temelinde kapitalist,mekanik,ruhsuz uygarlıktır.
    İnsanoğlu,bu çürümeyi görürken,kendisi yada çevresindeki insanlardan kaynaklı bu olaylara şahit olurken ne yapabilirdi ki ?
    Tuncel Kurtiz'in söylediği gibi ''Ben bir komünistim,başka ne olabilirim ki''.İnsanoğlunun bu kadar alçaldığı,kişiliğinin yok edildiği,Kıvılcımlı'nın tabiri ile ''Hayvan yerine koyulduğu'' bir dünyada başka ne olabilirdik.
    Bizler bu ülkenin genç kuşakları olarak 2019 Türkiye'sinde bu düzenin sebep olduğu çürümeye,zulme,sefalete duyarsız kalamazdık.
    Bizim gibi,çevremizde tanıdığımız bir çok insan,halkı kurtarmak,halk sevgisi,halk dalkavukluğu,halk aşığı düşüncesi ile hemen devrimci olmadı.
    İçinde yetiştiğimiz aileden,mahalleden,toplumdan başlayıp,okuduklarımızın ve hayatın o pratik deneyiminin önümüze koyduğu bir çok şey ile bir birikim sağladık ve vicdan sahibi olduk.Bu vicdan sonucunda biz bu yolu benimsedik.Vicdanımızın bize emrettiği doğrultuda da bu yolu sonuna kadar yürümeye,yeri geldiğinde tökezlemeyi de göze aldık.Dolayısıyla,Mustafa Kemal'in 19 MAYIS 1919'DA Samsun'a çıktığı o günlerden daha kötü günleri yaşıyor da olsak ve ilerleyen günlerde daha kötü günleri yaşayacağımızı da düşünsek,bizler bu vicdanımızı kaybetmediğimiz sürece bu düşüncelerimizden asla vazgeçmeyiz.
    Çünkü,inandığımız ideallerin kendi yaşam sürecimiz içerisinde başarıya ulaşamayacağını bilsek bile,50-100 yıl sonra yada daha ileri bir zaman bilinmez,ancak er geç başarıya ulaşacak bir ideallerimiz olduğunu biliyoruz.O bakımdan insanlığın kurtuluş mücadelesinde başarıya ulaşmak kadar,o yolda sarfedilen emeğin de,her türlü fedakarlığın da ne denli önem arzettiğini biliyoruz.
    Mahir Çayan'ın dediği gibi onların bugün büyük görünen güçleri ve imkanları bizlere vız gelir,onlar bir avuç,biz ise milyonlarız.Bu bakış açısıyla Devrimci heyecanına, umutlarına ve cesaretlerine sahip çık, çünkü bunları kaybedersen herşeyini kaybedeceksin...
  • ->Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun‘dan Sadrazam Damat Ferit Paşa'ya telgrafı:

    “İzmir’in Yunan askerleri tarafından işgali hadisesi yakından temasta bulunduğum milleti ve orduyu tasavvur ve tasvir edilemiyecek derecede dilhun etmiştir. Ne millet ve ne ordu, mevcudiyetine karşı yapılan bu haksız tecavüzü hazm ve kabul etmiyecektir”

    -> Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’dan Harbiye Nezaretine -İngilizlerin Samsun’a bir kısım asker çıkarmaları sebebiyle bu gibi tecavüzlerin men’i ile siyasî vaziyetten icabettikçe haberdar edilmekliğine dair telgrafı

    -> Samsun’da görevli İngiliz askerî temsilci Yüzbaşı Hurst’in -bölgedeki umumî durum hakkında Mustafa Kemal Paşa ile görüşmesi. (Bu görüşmenin 19 veya 21 Mayıs’da yapılmış olmak ihtimali de vardır).


    ->Samsun’da halkın -İzmir işgalini protesto amacıyla bir miting düzenlemesi ve Dahiliye Nezaretine yüzlerce imzalı bir telgraf çekilmesi

    ->İstanbul’da İngiliz Muhipleri Cemiyeti’nin kuruluşu.

    ->İzmir İşgali üzerine İstanbul’da 300 kadar İzmirlinin Sirkeci’deki Ali Efendi Tiyatrosu’nda toplanarak “Aydın Vilâyeti Muavenet-i Hayriye Cemiyeti”ni teşkil etmeleri.

    ->Venizelos’un Paris’ten, İzmir’de bulunan I. Yunan Tümenine emri: “...Aydın’ı işgal etmeyi lüzumlu hissediyorsanız, yapınız... Asayişin temini için, Aydın, Manisa ve Ayvalık Sancaklarını işgal edilmesi gerektir (!)”

    ->56. Tümen Komutanı Albay Bekir Sami (Günsav) Bey’in 17. Kolordu Komutan Vekilliğine tayini.

    -> Yunan kuvvetlerinin Torbalı’yı işgali (K.M.T. ;. 53). Istanbul’da Üsküdar Doğancılar’da İzmir işgalini protesto mitingi.
    Utkan Kocatürk
    Sayfa 42 - Türk Tarih Kurumu Basımevi, 3.Baskı - Ankara, Prof. Dr. Utkan Kocatürk
  • Atatürk, bir Osmanlı Paşası ve Padişahın verdiği yetki ile 19 Mayıs 1919'da Samsun'a ayak basmıştır.
    Mustafa Kemal'in Samsun'a yani Anadolu'ya çıkışı, Osmanlı Derin Devleti'nin B planıdır. Onu bizzat gönderen kişi yıllarca bize hain diye anlatılan Sultan Vahideddin'dir ve ulusu için kendisini feda etmiştir.

    Ibrahim Halil Er
  • Bütün milletin 19 mayıs gençlik ve spor bayramı kutlu olsun....
    19 mayıs 1919