Ama şarkı söylemek, düşlemek, gülmek, yürümek? Tek başına, özgür olmak! Dünyaya kendi gözlerinle bakmak. Sesini çınlatmak, aklına esince şapkanı yan yatırmak. Bir hiç uğruna kılıcına ya da kalemine sarılmak; ne ün peşinde olmak, para pul düşünmek; isteyince Ay’a bile gidebilmek? Başarıyı alnının teriyle elde edebilmek? Demek istediğim, asalak bir sarmaşık olma sakın. Varsın boyun olmasın bir söğüdünki kadar. Yaprakların bulutlara erişmezse bir zararın mı var?
Yaşam belki de benim değerlerime meydan okumak istiyordu... Belki tuzağa düşmüştüm, hepimizin kuşkusuz ihtiyaç duyduğumuz gelişme arzusunu yalnızca toplumsal mevki yükselişiyle karıştırmıştım. Gerçek gelişme içsel değil miydi? İnsan kendini değiştirerek mutlu olur, çevresini değiştirerek değil.