“hak görenledir
ben kaybolmuşluk duygusu kadar korkuncum
ama allah aşkına
nasıl korkulabilir benden
ben, ben ki hiçbir zaman gökyüzünün sisli çatılarında
başıboş ve hafif bir uçurtmadan başka
bir şey değildim
ve aşkımı ve hevesimi ve nefretimi ve derdimi
adına ölüm denen fare kemirmektedir”
“haklısınız
ben ölümümden sonra
aynaya bakmaya yeltenmedim hiç
ve o kadar ölüyüm ki
ölümden başka hiçbir şey
kanıtlayamaz varlığımı
âh
acaba siz
gecenin himayesinde, bahçenin bitiminden aya doğru koşan
bir ağustosböceği sesi
duydunuz mu hiç?”
“ey sizler, yüzlerini
hayatın hüzünlü örtüsünün gölgesinde saklayanlar
acaba ara sıra da olsa
keder uyandıran bu gerçeği
bugünün dirilerinin, bir dirinin posasından başka bir şey olmadıklarını
düşünüyor musunuz?”
“yazık