biz insanlar, başımıza gelecek şeyleri önceden tahmin edebilecek kadar akıllıyız ve sadece bu beklentiye dayalı olarak bile stres tepkimizi, sanki o olay gerçekten olmuş gibi güçlü bir şekilde başlatabiliriz.
hayvanlar aleminin evrimi açısından bakıldığında süregiden, psikolojik stres, yeni bir icattır; genellikle de insanlarla ve diğer sosyal primatlarla sınırlıdır. bizler sadece düşüncelerimizle ilişkili olarak, inanılmaz derecede yoğun (bedenimizi de ona eş yoğunlukta bir tepkiye sokan) duygular yaşarız.
demek hayat böyle iki adım ilerisi bile görülmeyen sisli ve yalpalı bir denizdi. Tesadüflerin oyuncağı olacak olduktan sonra ne diye bir irademiz vardı? Kullanamadıktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı?
ama gelmek bir yolun sonuna varmak demek değil. İnsan her menzilde bir yere varır, her adımda gezegenimizin gizli kalmış bir yüzünü keşfedebilir, bunun için bakmak, istemek, inanmak ve sevmek yeterli.