Yaşayanların sessizliğine aldanmamalı! Acı çekenler yalnız, "Mustaribim!" diye bağırabilenler değildir. Bilinmez niçin, acıyı hayata katan kudret, insandan başka hiçbir mahluka acının sırrını ifşa etmek imkânını vermemiştir. Her mahluk, hayatın kanlı yollarında, boynuna geçirilen ve sesini boğan bir ağır "sessizlik" zincirini sürükleyip yürüyor.
Ne yazık ki vücudun harap olması zekânın olgunluk zamanına denk gelir. Manasız çocukluk, tatsız gençlik, olgunluk çağına hazırlanmaktan başka nedir? Zekâ -nar, ayva ve portakal gibi- geç renk ve rayiha bulan bir sonbahar mahsulüdür. En az kırk sene güneşte pişmeden bu asil meyve ballanmıyor.