The stars go waltzing out in blue and red, and arbitrary blackness gallops in: i shut my eyes and all the world drops dead.
Mad Girl's Love Song
Sylvia Plath
Düşünmeye başladım. Temel olarak bir yaratıcıyı kabul ederek. "Benden" dedim. "Bir tane yollamış yeryüzüne. Çiftleşip çoğalmamam için. Sadece bir tane. Altı milyarda bir! Çoğaldığımız takdirde yapabileceklerimiz yaratıcının mantığına aykırı olacağından, cehennemi dünyaya taşıyacağımızdan, gece gündüze kavuşacağından sadece bir tane yollamış benden..." Sonra Kinyas'ı fark ettim. O teorimi bozuyordu. O da benim gibiydi. Bana benziyordu. Ama o kadar inatçı oluyorum ki bazen, Kinyas gerçeğini de çocuksu teorime uydurdum. İşte diyordum. Belki bir kişi değil, iki kişiyiz. Ama ikimiz de aynı cinsiyetteniz. Mutlak güç hâlâ çoğalmamızı istemiyor...
Alkol dostunuz değildir. Doğruydu çünkü o dönem alkol benim sevgilimdi. Tam da bir sevgili gibi bana hayaller gördürmüş ve ayaklarımı yerden kesmişti. Ve yine tam bir sevgili gibi başımı ağrıtıp midemi bulandırmıştı. Defalarca terk etmeye çalışsam da ona hep geri dönmüştüm. Nefretle de içmiştim, sevgiyle de. Şiddetle de içmiştim, şefkatle de. Bazen gülerek, bazen ağlayarak... Alkol benim ilk aşkımdı.