İclal'in bakış açısına göre bu adamları zarara sokmak sosyal bir adaletti. Bu adamlar ki daha üç ay önce adı sanı bilinmez kimselerken birdenbire büyük bir tırmanışla böyle yükselmişlerdi. Öyle bir taht üstünde oturuyorlardı ki temellerinde açları, dulları, hastaları, yetimleri ve ıstıraplarıyla koca bir halk sınıfı, koca bir memleket vardı.
Gözlerinde öyle bir sarhoşluk ışığı yanıyordu ki eminim Neron bile Roma'nın yıldızlarını yalayan o müthiş yangını önünde, bu kadından daha seçkin, bu kadından daha yüksek bir zafer duygusu yaşamamıştı.
Ve ne kadar tuhaftır ki Paşa, bütün bunları aşık olduğu "Hürriyet namına" daima ve sadece "Hürriyet namına" yaptı. O kadar ki bir gün bizzat "Hürriyet"in bile boynuna kement ve bileklerine zincir geçirerek zindana attı.