Aşırı delilik en yüce mantıktır —
Anlayışlı bir göze —
Aşırı mantık — en şiddetli delilik —
Çoğunluktur bu konuda —
Her zamanki gibi söz sahibi —
Onaylarsa — normalsin —
Karşı çıkarsa — o an tehlikeli olursun —
Ve zincire vurulursun —
— Emily Dickinson
İncitilemez olmak neden olgunlaşmayı engelliyor? Doğadaki hiçbir şey incinebilir olmadan “kendisi olmaz”. En güçlü ağacın büyümesi için yumuşak ve esnek filizler gerekir; tıpkı en sert kabuklu hayvanın önce deri değiştirmesi ve yumuşaması gerektiği gibi. Aynı şey bizim için de geçerli: Duygusal kırılganlık olmadan büyüme de olmaz. Esneklik, kararlılık, güven ve cesaret gibi “daha sert” niteliklerimiz bile, eğer özgünse ve sadece kabadayılıktan ibaret değilse, önce bu gerekli yumuşak aşamadan geçer.
Hepimiz çocuklarımızı kaybettik. Baksanıza onlara. Tanrı aşkına; sokaklarda şiddet eğilimli, alışveriş merkezlerinde komada, televizyonun önünde narkoz altındalar. Çocuklarımızı bizden hayat boyu ayıran korkunç bir şey oldu.
— Russell Banks, The Sweet Hereafter
Rahim içi yaşam, bazı insanların bizi inandırmaya çalıştığı gibi bir cennet değildir. Biz ebeveynlerimizin bütün mutlulukları, endişeleri ve zorluklarının birer alıcısıyız.
Evrenimizin inşasına dahil olma becerisini geliştirmeden önce, dünya bizi şekillendirir. Hangi vasıtayla? Başlangıçta, kendileri de çevrelerindeki dünyanın durumu ve önceki nesillerin geçmişleri tarafından şekillendirilen ebeveynlerimizin bedenleri, zihinleri ve koşulları aracılığıyla. Bu şekilde, kendi benliğimiz en başından beri daha büyük bir kültürün ürünü, gebelikle başlayan bir yaşam seyridir.