Einstein'ın kuramı, evrenlerin patladığı, uzayın çıkışı olmayan delikler içine çöktüğü, zamanın bir gezegene inildikçe yavaşladığı, yıldızlar arası uzayın uçsuz bucaksız enginliğinin deniz yüzeyi gibi dalgalandığı renkli ve şaşırtıcı bir dünya tanımlar.
Mozart’ın Requiem’i, Odysseia, Sistina Şapeli, Kral Lear gibi bizi yoğun biçimde duygulandıran mutlak başyapıtlar vardır. Görkemlerinin değerini takdir edebilmek için bir eğitim süresi gerekebilir. Ama bunun ödülü saf güzelliktir. Yalnızca bu da değil: Dünyaya yepyeni bir bakış açısıyla, farklı gözlerle bakmamızı sağlarlar. Albert Einstein’ın başyapıtı, genel görelilik kuramı da bunlardan biridir.
Asimov okumaya başlamak için seçtiğim kitap Sonsuzluğun Sonu oldu. İlk sayfalarından itibaren hem yazara hem de dünyaya hayran kaldım. Olayların nasıl gelişeceğini çok merak ettiğim için hızlı şekilde okuduğum bir kitap oldu ve sonu beni şaşırttı. Muazzam bir kurgu, Asimov'un insanı asla sıkmayan, sade, harika anlatımı ile birleşince muhteşem bir kitap çıkmış ortaya. İleride kesinlikle tekrar okumak istediğim bir kitap oldu Sonsuzluğun Sonu. Harlan ve Noys'u özleyeceğim.