Gitmek için ayağa kalktı. "Dışarıda koca bir dünya var Tara," dedi. "Üstelik Babam kulağına kendi dünya görüşünü fısıldamadığı gün, gözüne çok daha farklı görünecek bir dünya."
Hayatım bana başkaları tarafından hikâye edilirdi. Bu anlatıcıların sesleri etkili, zorlayıcı ve mutlaktı. Kendi sesimin de onlar kadar güçlü olabileceği hiç aklıma gelmemişti.
Belirsizliği kabullenmek demek zayıflığı, güçsüzlüğü kabullenmek ve her ikisine rağmen kendine inanmak demekti. Kırılganlık demekti. Ancak bu kırılganlıkta bir kuvvet vardı: Başkasının değil, kendi aklınla yaşamaya duyulan inancın kuvveti.
"Bir masaya oturduğumuzda, tek başımıza ya da kalabalık, aydınlık ya da karanlık, bir masaya oturduğumuzda, yaşamaya da otururuz, lütfen bunu böyle bilin."