“Geceleyin sana bakıyordum. Uyuyor muydun, öylece duruyor muydun bilmiyorum. Neler düşünebileceğinden korktum. Sessizliğini bozmamakta korktum. Bildiğim tek lisanla savunmasız olduğumu göstermeye çalıştım. Bedenimle. Çünkü ancak o zaman tehdit edilmiş hissetmiyorsun. Ben sadece aşık bir kadınım, Alexandre.” - Sonsuzluk Ve Bir Gün (1998) dir. Theodoros Angelopulos
“Böyle zamanlarda gizli güçler kavranamaz görünen fenomenleri açıklamaya yarayan etkili bir ideoloji tarzı olarak kendisini gösterir. Anlaşılmaz görünen şeyin aslında bir anlamı olduğun söyler. Eşitsiz iş ve ödül dağılımının irrasyonel ilkeleri üzerine kurulu bir toplumun bu tür anlam yapılarına duyduğu gereksinim, sistemin işleyişindeki sakatlıklar arttığı ölçüde büyüyecektir; sözü edilen dönemin bize kanıtladığı gibi bu kaçınılmaz sonuç piyasa kapitalizminin sürekli yinelenen bir gerçekliğidir. Bu yüzden gizli güçleri bir korku yansıtması olarak okumak gerekir, ama bir yandan da bunlar kapitalist düzen içindeki ‘gerçek hayatta’ ulaşılması mümkün olmayan bir anlamı yakalama çabasıdır.”
“Hollywood filmlerinin çoğu, şu ya da bu anlamda ‘erkek’ filmlerdir; ataerkil bir toplumda başka türlüsü düşünülemez. Ancak, tıpkı ‘ırk’ sözcüğünün ‘beyaz dışı’ anlamına geldiği varsayımının beyaz bir öznenin merkezi konumunu imlemesi gibi, geleneksel Hollywood ‘kadın filmleri’ kategorisi de sinemasal dünyada merkezi konumu erkeğin işgal ettiği kabulünü beraberinde taşır; erkek filmleri bir tür olarak adlandırılmamıştır, çünkü onlar türsel olamayan normu oluşturur.”