*Ömrü gurbette geçenler gibiydim senin yanında
Duymadın mı, çok söyledim?
O uzun gurbette,
Ben senin "adalet" diye diye nasıl unufak olduğunu gördüm.
Göre göre, duya duya,
yine de bigâne olarak her şeye.
Bilmedin ki; ben senin gurbetinde delirmemek için
kalbimin aklıyla ördüğüm bir *yıldızlı* kubbede yaşadım.
Tecellinin içinde ecel durur sevgilim, görmedin mi?
Adaletin içinde bir zalim oturur.*
*Ömrümü adadımdı.
Elimden aldığın ve parçaladığın şey bu!
Adaletin adını neden anmıyorsun burda da?
O yüzden büyük yaram
O yüzden büyük öfkem
O yüzden dinmiyor
İçimde hepsi, hıncahınç.*
Evet kara bir ömür bu benimki.
Kara bir toprak.
Gerçekle değil, hakikatle değil,
Kalbimin aklıyla kurduğum
Kara bir ömür.
*Sen bundan böyle
Gerçeğin yan yana getirilmiş
yamalarıyla yaşayacaksın.*
Ben çoktan çıvdırılmış bir şeydim
Sevgilim.
Bir masal
bir taş ağırlığında olabilir mi?
olurmuş meğer.
Birlikte bir masala inanmak istedim
Ben seninle, sadece bu.
Sen beni tek
Tek
Tek
Bıraktın.
Benim artık taş taşıyacak,
Taş kaldıracak, taş atacak
halim mi var?