Sana sesleneceğim, beni işit Allah’ım!
Bilinen bir gerçektir ki insanlar Sana ancak çaresiz kalınca yardım dilemek için başvuruyorlar ve ellerinden başka bir şey gelmiyor. Bize acı, bizi koru, bize yardım et Allah’ım.
İnsanlar doğru olsun, yanlış olsun, haklı olsun haksız olsun, her şeyi Sen’den isterler.
Bir katil bile içinden, Sen’in onun yanında olmanı ister.
Oysa Sen hep susarsın. Neyleyim ki biz insanlar böyleyiz ve Sen’i özellikle başımız darda olduğu zaman hatırlarız, yalnız böyle zamanlarda varmışsın sanırız. Yalvarıp yakarmalarımızın sonu gelmiyor. Sen “Bir”sin. Biz ise çoğuz.
Hayat değişimlerle, yenilenmeler doludur. Her değişim ömrün geçip gittiğini gösterse de, hayata anlam kazandırır ve insan yaşamak ister.
İnsan hastalanır ve sonra iyileşir, iyileşince hayatın değerini daha iyi anlar, ondan yeni bir tat alır.
Toprak kaymaları herkesin gözü önünde korkunç bir güçle ilerler ve onu hiçbir şey durduramaz.
Böyle korkunç olaylar bazen insanların başınada gelebilir. Üstesinden gelemediği çelişkilerle başbaşa kalan insan, moral bakımından derinden derine sarsılır ama bunu kimseye söyleyemez, çünkü ona kimse yardım edemez. Bu korkunç bir yer kayması gibidir, tehlikeyi görürsünüz ama bir şey yapamazsınız.