Bazı günler holdeki saatin tik taklarını dinliyorum ve beni bekleyen bütün o saniyeleri, dakikalari, saatleri, günleri, haftalari, ayları, yılları düşünüyorum. Onlarsız geçecek olan onca zamanı. O zaman, nefes alamıyorum; sanki biri kalbimin üzerinde tepiniyor.
Mevsimin ilk karında bu kadar büyüleyici olan nedir acaba, diye merak etti; neden böylesine etkiler insanı? Henüz kirlenmemiş, eldeğmemiş bir şey görme şansı mı? Yeni bir mevsimin, güzel bir başlangıcın çabucak uçup gidecek olan zerafetini, ayaklar altında ezilmeden, kirletilmeden önce yakalama telaşı mı?