Filistin meselesinin önceliğinin üçüncü ve hiç tartışmasız en önemli nedeni de bu konunun adeta izin verilmiş şikayet alanı olmasıdır; medyanın ya tamamen devletin elinde olduğu ya da hükümet tarafından sıkı gözetim altında tutulduğu Müslüman ülkelerde insanların özgürce ve korkusuzca fikirlerini ifade edebilecekleri tek alan budur.
Aslında İsrail, çoğu Müslüman halkın içinde yaşadığı ekonomik yoksulluk ve politik baskı konusundaki şikayetleri ve sonuçta ortaya çıkan öfkenin başka yere boşaltılması için, faydalı bir supap vazifesi görmektedir.
İnsan özgürlüğü, insanlara tanınan başıbozukluk ve aklın yönetiminde kölelik demek olsaydı bunu kabul edebilirdim. Ama insan özgürlüğü, insanlar aklın yönetiminde yaşadıkları ve arzularını bir düzene koyabildikleri ölçüde büyük olduğuna göre, büyük bir yanlışa düşmeden, uyarlılığı akıllıca bir yaşam olarak adlandıramayız ve günah gerçekte ruhun güçsüzlüğüdür, kendi kendine karşı başıboşluğu değildir ve ona özgürlükten çok kölelik demek yerinde olur.
Ayrıca insanın gücünü beden gücünden çok ruh gücüyle ölçmek gerektiğinden, akla göre davranan ve onun yönetiminde yaşayan insanlar en yüksek düzeyde kendi kendilerinin olan insanlardır.
Cumhuriyet'in ekonomi alanında başarısız olduğunu, bazı uygulamalara girişmekte geç kaldığını öne süren yorumcular var. Oysa her dönemi, kendine özgü koşulları ve kısıtlarıyla birlikte değerlendirmek gerekir. Osmanlı devletinde parayı en fazla tağşiş eden (paranın değerini düşüren) Fatih Sultan Mehmet'tir. Bugünkü koşullara bakıp Fatih'e başarısız demek ne kadar yanlışsa, bugünkü koşulları esas alıp Cumhuriyet'in ekonomi alanında başarısız olduğunu ileri sürmek de o derece yanlış olur.