“ Kumarbaz bir insan, yaşamı hafife alan, ondan zevk almak için elinden geleni yapan bir insandır. Bana dünyayı bağışlayın size onu 1 günde kumarda tüketeyim.” diyebilecek kadar kumar tutkunu olmuştu.
Neydi yaşam? İşte, binlerce insan bir sonraki güne kendisini hazırlamak üzere sıcak yataklarında uyuyordu. Bir gün sonra kendilerini hazırlanan süprizlerden habersiz yeni günü bekliyordu. Geçen her günün kendilerini ölüme yaklaştırdı düşünmeden, başka bir dünyanın varlığına inançlarını koruyarak ve kendilerini “ seçilmiş“1 varlık olarak görerek günlerini geçiriyorlardı.
Annesinin ölümü de çok sarsmıştı genç Dostoyevski’yi ama babasının ölümü onda farklı bir etki bırakmıştı. Bu sevmedigi adamın ölümü sanki yaşamında büyük bir eksiklik yaratmıştı. Ona olan nefretini kendinin yaşama nedeni olduğunu anlamıştı o ölünce. Kavga edebileceği, zihninde boğuşabileceği kimse kalmamıştı babası ölünce.
Otobiyografik roman seven biri olarak fazla çeşit bulamamaktan yakınırken karşıma çıktı bu kitap. Yazarın yalın ve akıcı dili okuyanı kitabın içine çekiyor. Hatta yazarın başkaca kitaplarını da almanıza vesile oluyor.
Kitaba gelince, insanları sahte umut ve inanç üzerinden akıl almaz şekilde nasıl kandırıldığına şahit oluyoruz. Zaafların her dönemde kötü niyetli kişilerce nasıl kullanıldığını ve kendi lehlerince değerlendirildiğine şahit oluyoruz. Çılgın Keşiş - Rasputin