Yıllar sonra resim yapmaya başladım. Ve hayat bize gösterdi ki yaptıklarımız bizden sonra da bizi yaşatıyor. 3 sandalye çocuklarım ve beni temsil ediyor, çok sevdiğim gün batımını izliyoruz. Mevsimlerden ilk bahar, ağaçlar çiçek açmış. Aynı dallarda, aynı kökten beslenen çiçekler açmış ama birbirinden farklı. Tıpkı aynı anneden doğan, aynı annenin büyüttüğü birbirinden çok farklı 2 çocuk gibi.
Bir yanım bugüne kadar neden okumamışım diye sorgularken diğer yanım bu kitapla hiç karşılaşmamış olmayı istedi.
Kitabın başından sonuna kadar kalbimin üzerine oturmuş bir ağırlıkla, güçlükle ilerledim.
Tıpkı yaşamı boyunca güçlük çeken Fugui, Jiazhen gibi.
Herşeye rağmen hayatta kalmak?!
Ne kadar acı çekebilir bir insan? Ya da ne kadar acı ile nefes almaya devam etse adı yaşamak olur?
Fugui küçüklüğünden beri varlık içinde yaşamış kelimenin tam anlamıyla zengin bir ailenin şımarık oğluyken hırsı ve bencilliği yüzünden ailesinin sahip olduğu herşeyi kaybetmesine sebep olmuş ve bedelini, kendi sahip olduğu, değeri para ile ölçülemeyecek neyi varsa kaybederek ödemiş yine de yaşamaya (nefes almaya) devam etmiştir.
Yaşamaya devam etmesi mucize, şans gibi görünebilir ama benim açımdan cezaydı. O kadar acı çekti ki, okurken ben göz yaşlarımı tutamadım ama onun gözyaşları tükenmişti.
"Ağlamak istedim ama gözyaşım tükenmişti." S.182
En son okurken ağladığım kitap yıllar önce okuduğum Böğürtlen Kışı olmuştu.
Eşine olan sadakatine, sevgisine hayran olduğum karakter Jiazhen. Onunla ilgili empati kurarken yoruldum. Gerçek olamayacak kadar sabır yüklü bir kadın. Hastalandığında:
"İyi ki tedavisi yok, tedavi için parayı nereden bulacaktık "
demesi,
"Fengxia evlenmeli, biz öldükten sonra onu kim gömecek?"
diye ölümden sonra bile ardında kalan çocuğunu düşünmesi anneliği iliklerine kadar yaşadığının göstergesi.
Yaşadığı onca acıya, oğluna 7 aylık hamileyken yediği dayağa sokağa atılmasına ve bunların sorumlusu kocası olmasına rağmen kocasına:
"Bana karşı çok iyiydin, çok memnunum. Ben de sana iki çocuk doğurdum; sanırım seni mutlu ettiğimi söyleyebiliriz. Umarım öteki dünyada da ömrümü yine seninle geçiririm." S.184 dedi.
İyi ki tanıdım seni Jiazhen.
Fengxia ve Youqing ve küçük