Güler

Nefes almak mıdır sizce Yaşamak!?
Puan vermedi·210 syf.·
2025 5. kitabı
Bir yanım bugüne kadar neden okumamışım diye sorgularken diğer yanım bu kitapla hiç karşılaşmamış olmayı istedi. Kitabın başından sonuna kadar kalbimin üzerine oturmuş bir ağırlıkla, güçlükle ilerledim. Tıpkı yaşamı boyunca güçlük çeken Fugui, Jiazhen gibi. Herşeye rağmen hayatta kalmak?! Ne kadar acı çekebilir bir insan? Ya da ne kadar acı ile nefes almaya devam etse adı yaşamak olur? Fugui küçüklüğünden beri varlık içinde yaşamış kelimenin tam anlamıyla zengin bir ailenin şımarık oğluyken hırsı ve bencilliği yüzünden ailesinin sahip olduğu herşeyi kaybetmesine sebep olmuş ve bedelini, kendi sahip olduğu, değeri para ile ölçülemeyecek neyi varsa kaybederek ödemiş yine de yaşamaya (nefes almaya) devam etmiştir. Yaşamaya devam etmesi mucize, şans gibi görünebilir ama benim açımdan cezaydı. O kadar acı çekti ki, okurken ben göz yaşlarımı tutamadım ama onun gözyaşları tükenmişti. "Ağlamak istedim ama gözyaşım tükenmişti." S.182 En son okurken ağladığım kitap yıllar önce okuduğum Böğürtlen Kışı olmuştu. Eşine olan sadakatine, sevgisine hayran olduğum karakter Jiazhen. Onunla ilgili empati kurarken yoruldum. Gerçek olamayacak kadar sabır yüklü bir kadın. Hastalandığında: "İyi ki tedavisi yok, tedavi için parayı nereden bulacaktık " demesi, "Fengxia evlenmeli, biz öldükten sonra onu kim gömecek?" diye ölümden sonra bile ardında kalan çocuğunu düşünmesi anneliği iliklerine kadar yaşadığının göstergesi. Yaşadığı onca acıya, oğluna 7 aylık hamileyken yediği dayağa sokağa atılmasına ve bunların sorumlusu kocası olmasına rağmen kocasına: "Bana karşı çok iyiydin, çok memnunum. Ben de sana iki çocuk doğurdum; sanırım seni mutlu ettiğimi söyleyebiliriz. Umarım öteki dünyada da ömrümü yine seninle geçiririm." S.184 dedi. İyi ki tanıdım seni Jiazhen. Fengxia ve Youqing ve küçük
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,7bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·282 syf.·
2024 34. kitabı
Hayatımdaki dönüm noktalarını en çok düşündüğüm ve kafamın içinde "şöyle yapsaydım nasıl olurdu" diye kendimle tartıştığım süreçte tesadüfen başladım bu kitaba. Ve özellikle şu diyalog bütün bakış açımı değiştirdi diyebilirim: " - Böylece görmüş oldun değil mi? -Neyi gördüm? - Sonuçlarını değil, ancak seçenekleri tercih edebileceğini." S.81 Ara ara Nora'nın seçenekler arasında gidip gelirken insanoğlunun doyumsuz olduğunu ve en iyi koşullarda yaşasa bile tatmin olmayacağını hatta tüm seçenekleri görebilmek için bazen kendisi için en iyi olanı kaybettiğini düşünsem de son deneyimde eksik olan parçanın sevgi olduğunu farkedince o "en iyi koşullar" ın ne kadar da önemsiz olduğunu anladım. Arafta olan bir insan için gerçeklikten uzak (ki bu yorumu neden yaptım bilmiyorum hiç arafta olmadım) bir hikayenin sonunun akla bu kadar uygun bitmesini de beklemiyordum açıkçası. Uzun zamandır bende etki bırakan kitaplar arasında 1. sırada diyebilirim. Kitabın o kadar çok tartışılmasının sebebi şüphesiz herkeste bu etkiyi bırakmamış olması. Herkesin "pişmanlıklar kitabı" aynı kalınlıkta olmasa gerek ;)
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,7bin okunma
Bitmesin istedim ama elimden bırakamadım da...
Puan vermedi·84 syf.·
2024 25. kitabı
Şükrü Erbaş 'ın 45 yıllık eşi Hatice Hanım'a hissettiği aşkı, sevgiyi, sadakati ve kaybettikten sonra duyduğu acıyı anlattığı, okurken bazen mektup, bazen ağıt, bazen günlük bazen şiir gibi hissettiren kitabı. "Beni taşa dönmekten koru" diyor ve çok sevdiği birini kaybedenler bilir ki; en çok onu unutmaktan ve onun yokluğuna alışmaktan korkarsınız. Ve o varmış gibi yaşamaya devam etmeye çalışırsınız. O da öyle yapıyor her gün mezarına gidip onunla konuşuyor gibi anlatıyor. "Yazmaya, okumaya ayırdığım zamanlar senin de zamanlarındı." derken eşinin ne kadar fedakar olduğunun farkında olduğunu söylüyor. Bir süredir beni bu kadar etkileyen bir kitap okumamıştım. "Ölümü senden mi öğrenecektim Soluğu canımdan çekilen kadınım?" Boğazım düğümlendi, gözlerim doldu, yaşadığı acıyı iliklerime kadar hissettim. "Benim için şiir yazdın mı hiç?" diye soran Hatice hanım onun için bir kitap dolusu şiir yazıldığını bilseydi keşke. Yokluğunun acısı değil de varlığının güzelliği olurdu belki o zaman konusu. Bu kadar güzel sevmek ve sevilmek dileğiyle.
Yaşıyoruz SessizceŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201616,1bin okunma
Puan vermedi·160 syf.·
2024 18. kitabı
Sabahattin Ali'nin 1943 yılında askerde ve kolu kırıkken yazdığı, benim 6 Şubat depreminde başucumda duran ve sonrasında evimden alabildiğim sayılı şeylerden biri bu kitap. O zaman 20 sayfasını falan okumuştum ve yeniden başlayıp bitirebilmek için hazır olmam gerektiğinden 1.5 yıl sonra nihayet bitirebildim. . Kitabın hikayesi de benim onu "okuma hikayem" kadar acı ve yarım. Kitabın esas anlatıcısı Rasim iş yerinde Raif efendi ile tanışır. Raif efendi aşırı sakin ve sessizliği ile iş yerindeki diğer çalışanların çoğu zaman dalga konusu olan bir karakterdir.Rasim bir gün Raif efendinin günlük yazıp çekmeceye sakladığını, başka bir gün de yönetici Hamdi Bey'in portresini çizdiğini görünce bu sessizliğin altında yatan derinliği merak etmeye başlar. Ve hastalık ziyaretleri ile yakınlaşırlar. İlk 50 sayfayı Rasim kendi anlatırken geri kalanı Raif efendinin günlüğü ile devam eder. . Günlüğünde babasının isteği üzerine Berlin'e gittiğini ve orada Kürk mantolu Madonna yani asıl adı ile Maria Purder ile tanıştığını sonrasında aralarında geçen aşkı, Maria Purder'i aşkına ikna etmek için göstermiş olduğu sabrı ve nezaketi, tam birbirlerine inandıkları anda Türkiye'ye dönmek zorunda kaldığını ve sonrasını anlatır. . Birbirini bu kadar seven iki insanın ömrünü bir arada sürdürememesi buruk ve acı. Ama zamanın şartları göz önünde bulundurulduğunda yapılabilecek birşey var mıydı bilemiyorum. Benim böyle hayatlar için söyleyebileceğim tek şey 'boşa geçmiş bir ömür'. Ve kitaptan en sevdiğim alıntı; "Mevcut olmayan bir şeye malik olalım derken, mevcut olanları kaybettik" oldu Kazanmak önemli değil de kaybetmemek dileğiyle...
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376,6bin okunma
Puan vermedi·198 syf.·
2024 16. kitabı
Daha önceden oyuncu kimliği ile tanıdığım, doktor ve yazar kimliğini de yeni öğrendiğim Ercan Kesal hayatından kesitler paylaşmış aslında bu kitabında. Yaşadıklarından öğreneceğimiz çok şey var. Her öyküsü kalbinize dokunuyor ve her sayfasında altı çizilecek tespitleri var. Sırf böyle bir insanı daha yakından tanımış olmak için bile okunur. . "Bazı şeyler insana geri dönülmez yollar çizer. Bir sarsıntı, bir kırılma olur hayatınızda ve sonra hiçbir şey eskisi gibi olmaz." diyor sayfa 163'te ve kitabın en sevdiğim alıntısı oldu. . Mesela bu kitabı okuduktan sonra da bir çok şey eskisi gibi olamaz benim için. Tavsiye edilir.
Peri GazozuErcan Kesal · İletişim Yayınevi · 20196bin okunma