Zeynep

Zeynep
@gulfirus
"Ünlü bir şairin yazdığı her şeye ancak aptallar hayran olurlar. Ben sadece kendim için okurum. Yalnızca yararlanabileceğim şeyleri severim."
Sayfa 105
Reklam
"Bir zamanlar Homeros'u okumaktan zevk aldığıma inandırmışlardı beni. Ama hepsi birbirine benzeyen savaşların biteviye tekrarı, hep bir şeyler yapıp duran ama asla bir yere varamayan o tanrılar; uğruna savaşılan ama eserin tamamında ancak figüran olan Helene, sürekli kuşatılan ama bir türlü ele geçirilemeyen Troya... Tüm bunlar ölesiye usandırdı beni. Ara sıra ilim adamlarına bu şiirleri okumanın beni sıktığı kadar onları da sıkıp sıkmadığını sorardım, içlerinde dürüst olanlar kitabın ellerinden düşüp durduğunu itiraf ederlerdi, ama onu kütüphanelerinde bulundurmak zorundaydılar yine de. Tıpkı bir antikçağ anıtı veya artık hiçbir ticari değeri olmayan paslı madalyalar gibi."
Sayfa 104
"Bendeniz," diye cevap verdi bilgin, "katiyen o tarz bir düşüncede değilim; her şeyin ters gittiğini, kimsenin ne yerini ne görevini ne de ne halt ettiğini bildiğini, ne de ne yapması gerektiğinden haberdar olduğunu düşünüyorum; neşeli geçen, insanların iyi anlaştıkları akşam yemekleri haricindeki zamanın manasız tartışmalarla geçtiğini düşünüyorum. Jansenistlerin Molinistlerle, parlamenterlerin ruhbanlarla, edebiyatçıların edebiyatçılarla, saraylıların saraylılarla, bankacıların halkla, kadınların kocalarıyla, akrabaların akrabalarıyla sürdürdüğü sonu gelmez bir savaş bu."
Sayfa 89
Yazar dediğin insan kalbini anlayıp onu konuşturabilmeli, oyunundaki hiçbir karakter şair gibi görünmeden büyük bir şair olabilmeli, lisanı bütün girdisiyle çıktısıyla bilip saflıkla kullanabilmeli, kafiye uğruna anlamı katletmemeliydi.
Sayfa 88
"Paris'te milletin sürekli güldüğü doğru mu?" diye sordu Candide. "Evet," dedi Abbé, "ama öfkeyle; zira bir kahkaha tufanı içinde yakınılır her şeyden, en tiksindirici eylemlere dahi bir gülümseme eşlik eder hatta."
Sayfa 86
Reklam