İşvereni -Uzaylı E'nememen Asfah- çalışma saatlerini umursamazdı, onun için önemli olan kaç saat çalışıldığı değil, yapılan işti. O işin ne zaman yapıldığı ise yalnızca kişinin kendisini alakadar ederdi.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ama artık kayıp karısı için nicedir sessiz sedasız tuttuğu beyhude yas bitmek zorundaydı, çünkü karısı buracıktaydı, kalbi bir kez daha ebediyen fethedilmeyi bekleyen sert, dik başlı, kırılgan bir yabancı olarak tam karşısında duruyordu.
Onu tanıyordu, bu yabancıyı tanıyordu, onu nasıl konuşturacağını, nasıl güldürebileceğini biliyordu.
"Dünyayı değiştirebildiğinizi sanıyordum. Böyle mi değiştirdiniz değiştire değiştire? Bu karman çorman dünyayı mı layık gördünüz bize?"
"Bununla idare edeceğiz mecburen."
Kendi de daha az karman çorman olmuş bir dünyayı yeğlerdi doğrusu, ama ona fikir soran olmamıştı.
"Ne oldu peki? Muradınıza erişebildiniz mi? Kafa doktorunuzu değiştirdiler mi sonunda?"
"Hayır. Ben kafamı değiştirdim," dedi Orr ve güldü. Kadın da güldü.
T. S. Eliot'ın bir şiirinde, insanın gerçekliğin fazlasına tahammül edemediğini söyleyen bir kuş vardır; oysa kuş yanılıyor. İnsan evrenin bütün ağırlığını seksen yıl boyunca gıkını çıkarmadan taşıyabilir sırtında. Asıl gerçekdışılıktır onun tahammül edemediği.