"Sizin Dünya'da insanlar," dedi Küçük Prens, "bir bahçede beş bin gül yetiştiriyorlar; yine de aradıklarını bulamıyorlar."
"Bulamıyorlar," dedim.
"Oysa aradıkları tek bir gülde, bir damla suda bulunabilir."
"Doğru," dedim.
Bir şölen içkisiymiş gibi tatlı, bildiğimiz içkilerden başkaydı bu su. Tatlılığı yıldızların altındaki yürüyüşten, çıkrığın ezgisinden, kollarımdaki güçten geliyordu. Bir armağan gibi iç açıcıydı.
Küçük Prens:
"İnsanlar hızlı trenlere biniyorlar ama ne aradıklarını bildikleri yok. Koşuyor, heyecanlanıyor, dönüp duruyorlar," dedi.
Sonra ekledi:
"Bunca çabaya değse bari..."