Dönüşüm
Puan vermedi·408 syf.··
2023 59. kitabı
Bir kadının zihinsel kalıplarını keşfetme süreci ve lkendine bu kalıplar yüzünden verdiği zararları fark edip dönüştürmesinden bahsediyor. Kitapta diyor ki; eğer endişeliysen, mutsuzsan zihinde yaşıyorsun demektir. Eğer mutlu ve huzurluysan an'da şimdi ve buradasın demektir. 
1000Kitap
SeyirPiraye · Mona Yayıncılık · 202115,2bin okunma
Puan vermedi·288 syf.··
Beğendi
·
2021 78. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 12 Kasım 2021 20:22
Hayatın kurgulanmış akışı esnasında insan bir süre sonra tatmin olmamaya başlar. Aradığı bu değildir ; bir cinar ağacının dibinde oturmak, sonbahar yapraklarının dökülüşünü izlemek ve biraz düşünmek ister o. Ardından ruh da katılır vücuda. Tabiatla kurulan ilişki, iç dünyamızı eğitmekle kalmaz , onu renklendirir de. Çöle bakmak , denize bakmak, dağlara bakmak, ufka bakmak insanın içini büyük bir sevinçle doldurur. Bizim de içimiz tabiat kadar geniş ve zengin, bunu anlarız. Biz büyük nüshayız aslında, âlemse küçük nüsha ( sayfa 206 ). Bu küçük nüshada herşey sınırlıyken bedenimiz, bilgimiz ve duyularımız; gönlümüzün bir sınırı var mıdır ? O kadar geniş bir mânâ denizidir ki gönül, uçsuz bucaksız, hadsiz hudutsuz , kenarı kıyısı mevcut değil. hep bir telaşla yaşamaya çalıştığımız şu dünyada , oradan oraya koşuşturan buna rağmen hiç bir işe yetişemeyen insanlarla dolu ,bir şeyleri unutmak istercesine hızlı adımlarla ilerlerken bizlere Erzurumlu İbrahim Hakkı 'nın Can ellerinden gelmişem Fânî mekânı neylerem Ol mülke meylim salmışam Ben bu cihanı n'eylerem Aşkın şarabın içmişem Dil gülşenine göçmüşem Ben varlığımdan geçmişem Nâm ü nişânı n'eylerem Dünyaya geldim gitmeye İlm ile hilme yetmeye Aşk ile ân seyretmeye Ben în ü ânı n'eylerem şiiriyle dur biraz, yavaşla dedirten mutlaka okunması gereken güzel bir eseri.
Dünyaya Geldim GitmeyeM. Kemal Sayar · Turkuvaz Kitap · 20194,045 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·139 syf.··
Beğendi
·
2020 7. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 04 Mart 2020 13:48
Buradan Önder Tüfekçi beye teşekkürlerimi sunuyorum. Hayatta yaşayasın ki aşkında, sevginin de, nefretinde , umudunda ve inancın da ne olduğunu öğrenesin. Yaşam bir aşktır bunu bilene ve umuttur. Aşkların en güzeli inançla yakarıştır . Aşk bulunduğunda kaybolan bir şeydir. Aşk her şeyi göze alabilecek bir şeydir. ''Aşk, gül gibidir. Kimisi hep dikeni tutar, gülü görmez ve eli kanar bırakır. Kimi gülü görür, dikeni battığında bırakır kaçar. Aşk, çiçeği ve dikeniyle beraber güldür. Aşkın kanunu işte böyle olsa gerek. Gülün dikeni batar ; bu, gülün kötülüğünü değil , aksine burda bizlerin o aşkı tutmaya devam etmemektir ve sevginin ne kadar dolu dizgin sadık olduğunun kanıtıdır. Unutulmamalıdır ki gülün dikeni olmasa herkes koparıp koklamak ister. Aslında burda diken bir savunma sanatıdır aşkı bilene. Gülü koparmayı, koklamayı değil, dikeni ile kabullenmeyi ve güzel kokuya hapsolmayı bilmek gerekir. Gülü yaşat asın ki aşkın ve sevginin doruklarına var asın. Hak şerleri hayr eyler Zan etme ki ğayr eyler Ârif ânı seyr eyler Mevlâ görelim neyler Neylerse güzel eyler… Sen Hakka tevekkül kıl Tefvîz it ve râhat bul Sabr eyle ve râzı ol Mevlâ görelim neyler Neylerse güzel eyler… Kalbin Âna berk eyle Tedbîrini terk eyle Takdîrini derk eyle Mevlâ görelim neyler Neylerse güzel eyler… Hallâk-ı Rahîm Oldur Rezzâk-ı Kerîm Oldur Fa’âl-i Hakîm Oldur Mevlâ görelim neyler Neylerse güzel eyler… Bil kâdî-i hâcâtı Kıl Âna münâcâtı Terk eyle murâdâtı Mevlâ görelim neyler Neylerse güzel eyler…
SeyyahÖnder Tüfekçi · Post Yayın · 20199 okunma
9/10
·252 syf.··
2018 17. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2018 22:34
Vincent Van Gogh'un kardeşi Theo'ya yazdığı mektuplarından oluşan eserini yani açıkçası mektup roman türünü dostoyevki'nin insancıklar romanını okuduktan sonra keşfettim diyebilirim.Yapısı gereği, okuyucuyu yazarın iç dünyasına çok çabuk buyur ettiğinden ve olanı biteni sansürsüz ilettiğinden çok daha vurucu olduğunu söyleyebilirim.Theo’ya mektuplar romanında da Van Gogh’un melankolik iç dünyası hakkında oldukça bilgi sahibi oluyoruz. Yaşadığı parasal sıkıntılar, kendi tekniğini bulabilmek ve yaptığı şeyin üstüne bir şey koyup koymadığından emin olamamanın verdiği paranoyak ruh hali, dönemin diğer ressamlarıyla ilişkileri, tablolarındaki renklerin seçimi, şehir betimlemeleriyle, dönemine ve döneminin sanat dünyasına da ışık tutması açısından güzel bir kitap. Dostoyevski’yi Van Gogh’a,Van Gogh'u dostoyevkiiye benzettim.Sanırım sebebi Van gogh'un hayat hikayesinin sanki dostoyevski kitaplarından fırlamış olması.Vincent Van Gogh'un da Dostoyevski gibi sara hastalığı ve alkol sorunları var. Ayrıca bütün bunlar yetmezmiş gibi sefillik derecesinde yoksul. Hayatı boyunca kardeşi Theo’nun yardımları ile yaşar, hatta boyalarını bile Paris’ten kardeşi gönderir. Sanatsal yeteneği, zamanın eleştirmenleri tarafından reddedilir. İki üstadı da anlayan sadece bir kaç kişidir. Van Gogh'un kendine özgü fırça vuruşları, renkleri varsa Dostoyevski’nin de kendine özgü yaklaşımları ve sorgulamaları var. İkisinde de topluma olan uyumsuzluk, belirgin bir şekilde kendini kendi elleriyle var eden bir eyleme dönüşmüş.İkisinin en önemli benzerliği sanatlarını bezeyen kor ateş ve bitmek tükenmek bilmeyen tutkularıdır. Van Gogh'un ünlü Arles’deki Yatak Odası (Bedroom In Arles),1889 i.hizliresim.com/0zb6qL.jpg tarihli eseri tıpkı dostoyevski'nin kitaplarındaki betimlemelere göre çizilmiş
Theo'ya MektuplarVincent Van Gogh · Yapı Kredi Yayınları · 20168,2bin okunma