İNMEK İSTEMEDİM MADEN OCAĞINA KAPKARA ELMAS DİYARINA!
Puan vermedi·176 syf.··
2026 13. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2026 21:17
Güzel insanlar merhaba Yeni yılın ilk incelemesi Hasan İzzettin Dinamo, İrfan Yalçın, edebiyatımızda hakkı yenmiş, kasıtlı bir şekilde unutulmaya bırakılmış kalemler olduğunu düşünüyorum. ( Benimde keşfetmek için geç kaldığım kalemler) İktidar sahipleri, halkın çoğu afyon gibi uyuşturan hikayeleri sever ve ister. Birçok eserinde; Hasan İzzettin Dinamo, İrfan Yalçın pek şanlı olmayan tarihimizin olaylarını yüzünüze çarpıyor. Bu kitapta ne okudum peki ben, 1944 yılı dünyanın faşizme karşı savaştığı yıllarda İsmet Paşa 3.4.1944 tarih ve 4648 sayılı kanunla ücretli işçi mükellefiyetine tabi olan kişi­ler, kömür ocağına jandarma zoru ile çalışmaya gonderir. Milletin efendisi ! İnsanlara reva görülen şeyleri okuyunca göğsüm daraldı. Peki o günleri yaşayan insanlar acaba nasıl yaşadı, hissetti. Allah'ım o çaresizlik, açlık, bitlerin vücudu yemesi, köpeklerin hayatından aşağı bir yaşam ( Eserde Emile Zola Geminal eseri zihimde döndü durdu.) Velhasıl uzatmayam, Zonguldakta insanlarin yaşadıklarını rahatsiz edici okumak isteyenlere tavsiye ederim. Ülkelerin şaşalı hikayeleri, ezberleri ile büyüyen insanlara tavsiye etmem uzak kalın. Hepimiz biliriz; Kemal Sunal filmlerinde vardır ya Cendermeler Gülom Cendermeler teolojik aslında boş bir durum değildir. Kitabı okuyunca aklıma geldi bir kez daha... İyi okumalar... Sağlıcakla ve kitapla... Dipnot: Zonguldak yaşanan bu durumlar ile ilgili bilgisi olan varsa beni bilgilendirirse sevinirim...
Ölümün Ağzıİrfan Yalçın · H2o Kitap · 2020168 okunma
9/10
·400 syf.··
2023 141. kitabı
Yıllarca bir çok şeyi beraber yapmayı sevdiğimiz gibi, okumak eylemide beraber acayip keyifli. Canım gülom ile okuduk.Bu ay güzel bir denk geliş oldu ve biz birlikte iki kitap okuduk. Saatlerce telefonda dedikodusunu yaptık. İşte bu güzel anlardan kalan #kont kitabının yorumuyla geldim bugün. Kitap beni uykusuz bıraktı. Gece bir başladık okumaya ben sabahın ilk ışıklarına kadar kitaptan kopamadım. Başlarda ne okuyoruz ya biz diye başladığımız kitap sonrasında ayy neler oluyor demelerimize evrildi. Gerçekten puntoları küçük olmasına rağmen bu zorlu yolda aktı gitti sayfalar. Merak duygunuz hiç dinmiyor. Tabi birde mafya konulu kitaplara aşıksınız hiç elinizden bırakamıyorsunuz. Başlarda ki hikayeye giriş kısmının uzunluğu benim için tatmin den fazlasıydı. Sergio karakteri baştan sona asla bri yere koyamadığım ve sevemediğim bir karakter oldu. İnadı sonunda ağzına vurma isteğide getirdi tabiki. Ya sal artık bizimkileri demek istedim. Giovanni yani namı diğer Kont ise bambaşka karakterdi. Olmak zorunda olduğu, büründüğü adamı sevmese de kabullenmiş ve net bir insandı. Her insan hatalar yapar ama Kont bencil yapısının ardında hiç mutlu olmamış bir adamdı. O yüzden Jolene ve gelgitleri beni sinirlendirdi. Oysaki her haltı yemiş bu adam asla yalan söyleniyordu ki bunu en iyi o biliyordu. Kitapta her şey olması gereken gibiydi. Kitabı okumaya başladığımız da biraz uzun gibi düşünsekte,kapağını kapattığımız an aklımızda hiç bir soru işaretinin kalmış olmaması bu tezimizi de çürüttü. Sonu şahaneydi. Çoğu kitabın sonu hep eksik bırakılır. Ama bu kitapta son gerçekten ksrskterlerin dibine kadar hakkettiği bir söndu. Kitabı okuyanlar genelde yaş farkına takılmışlar ama o yıllarda bunun hiçbir önemi yoktu. Çünkü kadınlar küçük yaştan itibaren yaş gözetmeksizin evlilik için
1K
KontAşkın Nur Karataş · Lapis Yayıncılık · 2022504 okunma