Şöyle diyordu Mrs.C “Herhalde ancak tutkuya tamamen yabancı insanlar belli anlarda böyle çığ gibi ani, kasırgayı andıran tutku patlamaları yaşarlar. O anlarda, kullanılmayan güçlerin yıllarca biriken hıncı insanın göğsüne çullanır. Ne öncesinde ne de sonrasında, en büyük cüreti göstermeye -sakladığım, biriktirdiğim, derli toplu tuttuğum hayatımı bir kalemde silmeye- hazır olduğum ve birden önümde tutkumun acizce tosladığı bir anlamsızlık duvarı beliren o saniyedekine benzer bir sürpriz ve bana böylesine öfke veren bir çaresizlik yaşadım.”
Stefan Zweig -bilinmeyen bir kadının mektubu-