Fadime dstn

Fadime dstn
@gulruu
15 okur puanı
Ağustos 2020 tarihinde katıldı
Merhamet, harikulâde bir şey; içinde hayat kaynayan kazan... Reis Bey, Necip Fazıl Kısakürek Sayfa 136 - Reis Bey
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
... İste o zaman, onu revire ben götürdüm. Saatlerce, Allah'ım, hakikati sen biliyorsun, göster diye sayıkladı. Bir aralık gelip geçen doktor da dedi ki: Bir adam yalan söyleyebilir; fakat yalan sayıklayamaz. Reis Bey, Necip Fazıl Kısakürek
...boş bir toprakta aranırcasına suç aranmaz; ancak meydana çıkarsa görülür. Hâkim, suç alıp satan ve cirosu ile öğünen bir borsa simsarı değildir. Belki ideal bir cemiyette, işsiz bir fener bekçisi... Reis Bey
Ağlayabilseydiniz anlayabilirdiniz... Etmeyin Reis Bey siz ağlayamazsınız ağlayabilseydiniz, anlayabilirdiniz. Siz merhametten yalnız kötülük doğacağına inanmışsınız. Yerinde haklısınız fakat ondan ne büyük iyilik doğacağını unuttuğunuz için en büyük hakkı kaybediyorsunuz. Rahmet kaldırılmış kalbinizden, mühürlü kalbinizin açılmasını dilerim.
Üzerimde hakkı olmayan tek insan göremiyorum bu dünyada! Dünyada en sert ve en yumuşak madeni, kalp… Ateşini bulsun; hemen değişir. Muradım akreplerle halleşmek, onları okşamak! Can taşıyan, yüreği atan her yaratığa acıyın! Ağzından kemiğini çaldıran köpeğe, her parçası ayrı ayrı kıvranan solucana, tabanı yanan çakala… Hepsinin üstünde insana; buruş buruş beyni, alnı ve çenesiyle gözyaşı döken insana acıyın! Ona göre aile ve cemiyet terbiyesi… Masallarda, karıncaları ezmemek için, ayağına çıngıraklı nalın giyen adam yerine, incecik manaları ezmeyeyim diye, toprakta basacak yer bulamayan çilekeş insanların topluluğu… İçtiği suyu, olduğu gibi gözyaşına çeviren insanların cemiyeti… Evet, Amerika da bir cinayet işlense dünya çapında bir ses bütün insanlığa sorsa; Katil kim?... Benim diye bağırabilirim…Soğuk kış geceleri, köprü altında yatan çıplakların vebalı benim boynumda, gömleğimin yakasında…İstersem çareme adli tıp baksın; fakat bir hastaneye girsem de, kan kanseri çeken sapsarı hastalar görsem, onları bu hale ben mi getirdim, diye düşünüyorum… Merhamet, harikulade bir şey; içinde hayat kaynayan kazan… Eğer ona uzanan eller arasında benim kan dolu avuçlarım olsaydı… Ben suçluyum! Bana acımak, merhamete mevzuunu kaybettirmek olur. Bana acımayınız ki, bundan böyle acıyabilesiniz… Göklerim merhamet dolu olduğuna inanıyorum. Bizse, umacı korkusuyla yorgan altına kaçan çocuk gibi, nefsimizin beton çatısını tepemize çekmiş, yaşamayı öldürüyoruz! Yağmurun yalnız suyunu toplayabiliyoruz; ruhundan uzağız! Hâlbuki ne güzel isim koymuşlar ona; Rahmet... Ne duruyorsunuz? Sökün sahte su borularını, ev ev merhamet şebekesini kurun! Tepelerinizde ki çatıları da yıkın, göklerle temasa geçin! O zaman göreceksiniz ki, acı su borularından kendi kendisine tatlı su akacak ve