Görünür de her zaman gülümsüyor olsam da içeride çaresiz bir mücadeleyle debeleniyordum, bir ipte yürüyordum, ter içindeydim, onları eğlendirdikçe felaket ihtimali her an yaklaşıyordu.
"Yaşıyorum," dedi delikanlıya, aysız ve kamp ateşsiz bir gece, hurma yerken.
"Ve bir şey yerken yemekten başka bir şey düşünmem. Yürüdüğüm zaman da yüreyeceğim, hepsi bu. Savaşmak zorunda kalırsam, ölüm şu gün ya da bugün gelmiş vız gelir tırıs gider. Çünkü ben ne geçmişte ne de gelecekte yaşıyorum. Benim yalnızca şimdim var ve beni sadece o ilgilendirir.
Her zaman şimdide yaşamayı başarabilirsen mutlu bir insan olursun."
Aşk, yürekle dil arasında ince bir çizgi. Yalnız yürekte yaşamak yetmiyor, ancak dile dökülünce karşıdaki için anlam kazanıyor. İşte o çizgiyi aşamadık biz...