Ne fark eder ki zaten ? Herkes ölüyordu nasıl olsa; iyisi de kötüsü de, güçlüsü de zayıfı da, hayata dört elle sarılanı da yaşamı aşağılayanı da... Herkes göçüp gidiyordu. Her şey göçüp gidiyordu.
Kafasında çeşitli düşünceler geçip kopu kopuveriyor, birer yıldız gibi ışıldayarak hemen sönüyor, yerine yenileri geliyordu, ama buna karşılık ruhu sağlam, yatıştırıcı bir bütünlük içindeydi