VÜCUDUMUN ANLAMI İÇİNDE GÖZ ALABİLDİĞİNE
Bütün ağaçlar bütün dalları bütün yaprakları ağaçların
Temeldeki ot kütle halindeki kayalar ve evler
Gözünün yıkandığı uzaktaki deniz
Bir günün ve öteki günün bu imgeleri
Kötülükler ve fazlasıyla kusurlu erdemler
Sokaktan rastlantısal olarak geçen yayaların saydamlığı
Ve senin sürekli arayışlarla bulup çıkardığın kadın yayalar
Senin kurşun yürekli dudakları bakire musallat düşüncelerin
Kötülükler ve fazlasıyla kusurlu erdemler
fethettiğin gözlerle izinli bakışların benzerliği
Vücutların yorgunlukların diriliklerin karışıklığı
Kelimelerin tutumların düşüncelerin yansılaması
Kötülükler ve fazlasıyla kusurlu erdemler
Aşk tamamlanmamış insandır.
Fert:
“Klasik ile romantik, iki karşıt tavır gibi görünse de, özünde tüm sanatsal girişimler, şiir, yazı, resim veya poetik eylemler, romantik bir hamle ile başlar.”
Boşluk:
“Boşluk, iki farklı şekilde görünür ona (Tanpınar’a) göre: bir çeşit müphemlik, sırlı bir genişlik, sonsuzluktan bir parça ya da yekpâre bir doluluk gibi. Ama onun için katlanılmaz olan, doldurulmuş olandaki keyfîlik, şekilsizlik, “çözük” görünümdür. Eski binaları yıkıp, yerine biçimsiz apatmanların yapılması böyle katlanılmaz bir görüntüye neden olur. Bu binaların yerinde boşluklar olsa daha ilham verici bir manzara olabilirdi.”
Muayyen bir zevkin üretimi olsa da, aynı zamanda “Dede’nin sanatı, en şaşırtıcı tesadüflerin sanatıdır”. Gelenek içerisindeki tekrarların, klasik zevke mutlak hâkimiyetin sonucu farklar ve tesadüflerdir bunlar. (…) Dede, “değişerek devam eden” bir bütünlüğün içerisinde çalışır. Sanatı, dinleyicisine ne eskinin tekrarı ne de yeninin farkı gibi ulaşır. Yeniliği gibi eskiliğini de belli etmez. Çünkü eserleri, belli bir zevk etrafında şekillenmiş bir hayat ve zaman içerisinde biçim bulur. “
Aksülamel:
“Aksülamel, Tanpınar’ın sözlüğünde, tepki anlamında da kullanılır ama genellikle eylem hâlinde ve kural koyucu bir varlığa tâbi bir başkasının karşı eylemini ya da düşüncesini ifade eder. Dolayısıyla aksülamel, nedenleri, ilkesi kendinde bir fiili işaretlemez çoğunlukla. Asıl eylemin sahibine dönük bir kınama , yakınma gibi dile gelir.”