Nergihan Yeşilyurt – Otomatların Marşı
Bir sabah
ceviz saydım, kedi saydım, kendimi saymadım,
annem çeyiz dizmeye babam emekli çalışır mıymış diye
sızlanmaya devam etti
**
Her ne herze yediysem, kabulüm
biraz daha büyüdüm mü hemen unuturum
Orta Doğuda anlaşmalar, anlatmalar imzalandı
bütün garip şeyler yokluğundan doğdu
birikti apartmanlara, apartmanlar çocukluğumuzda kaldı
şimdi çillerin kapatıldığı estetik
merkezlerine doğru çoğalıyor her şey
çünkü güneşe doğru gülümseyen
kimse yok, bronz heykellerden başka.
**
Bilmez miyim
sana doğru akışı var nehirlerin
başka türlü yoramıyorum içimdeki sıkıntıyı.
kitapları başının üzerine yerleştiriyor Türkân Şoray
çünkü başımızın üzerinde yeri var her bir şeyin
apansızın olan ve ölen şeylerin
hangi ipliklerle dikiyorlar genç kız yüzlerimi.
**
apartman boşluğunda büyütüyordum
yokluğa yüz yapmaya başladığım hakikatini
**
Uzun zamandır içimde upuzun bir klişe yağmur
neyin açtığını söyleyeyim mi sana:
Gülüşsek de hangi yanımdan silkseler içim dışım gül kırığı, dökülüyorum. Yanık kokusu geliyor notlarımı aldığım kâğıtlardan. Bıraksam kendimi, buhar olup havaya karışacağım, ter olup olduğum yere yığılacağım.