Hoyrattır bu akşamüstüler daima. Gün saltanatıyla gitti mi bir defa Yalnızlığımızla doldurup her yeri Bir renk çığlığı içinde bahçemizden, Bir el çıkarmaya başlar bohçamızdan Lavanta çiçeği kokan kederleri; Hoyrattır bu akşamüstüler daima. Dalga dalga hücum edip pişmanlıklar Unutuşun o tunç kapısını zorlar Ve ruh, atılan oklarla delik deşik; İşte, doğduğun eski evdesin birden Yolunu gözlüyor lamba ve merdiven, Susmuş ninnilerle gıcırdıyor beşik Ve cümle yitikler, mağlûplar, mahzunlar... Söylenmemiş aşkın güzelliğiyledir Kağıtlarda yarım bırakılmış şiir; İnsan, yağmur kokan bir sabaha karşı Hatırlar bir gün bir camı açtığını, Duran bir bulutu, bir kuş uçtuğunu, Çöküp peynir ekmek yediği bir taşı... Bütün bunlar aşkın güzelliğiyledir. Aşklar uçup gitmiş olmalı bir yazla Halay çeken kızlar misali kolkola. Ya sizler! ey geçmiş zaman etekleri, İhtiyaç ağaçlı, kuytu bahçelerden Ayışığı gibi sürüklenip giden; Geceye bırakıp yorgun erkekleri
Şiir
Düşün ki gölgesinde serinlediğ in huzur bulduğun ağacı, hiç sulamadın. Diğer ağaçları da burada anlatmak istediğim tek bir kavram var aslında. Bir ağaç vardır hep gölgesi, oradasındır. Ne zaman güneş parmak uçlarına değdi biraz daha yakınlaşıp hatta sırtını yaslayabildiğin mesafeye kadar geldiğin. En sonunda ise çaresiz yaslandığın. Çaresiz mi bilemedim. Neyi nasıl istediğin değil de en çok neyi istediğin gerçek Bir çaresizlik olabilir. Serinlemiş huzurlu rahat sevilmemiş. Kimyası oldu tabiatın artık rahat nefes alamamak. Bütün öğretileri inadına yetersiz kılmak. Yetti dediğim yerde yetersiz kalmak. Anlam ve kafiye özgürlüğünün içerisinde bunalmak. Konuyu ne kadar uzatsak irdelesek kesinlikle samimiyetle güzel yüzle başarısızlığa yakışmayan gülüşü kendine özgür mahkum çaresizlik. Ve anlatılmak istenilen içinden çıkılması gerekenler durumun karmaşasıyla var olmak.... Tertemiz saçmalamak.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bu bakışta bir iş var Emek verecek kadar özel Bu gülüşte bir iş var Anlam vermeyecek kadar güzel Bir çocuk tebessümü kadar güzel Bir bebek gülüşü kadar özel Çiçeklerle donatılmış gibi saçlar Denizin verdiği o huzurlu bakışlar Bu işte bir iş var İçimde sana dair bir aşk var. Eyşan
Gülüşü papatya tarlalarına benzeyen bir kadının ellerine en çok papatya yakışır. Çünkü bazı kadınlar çiçek sevmez sadece; çiçeklerin anlamını taşırlar. Ve her güzel sevilen kadın, bir papatyanın masumiyetini, zarafetini ve sevgisini hak eder. Papatya gibi sevilsin herkes.
1000Kitap
`Olvido
Hoyarttır bur akşamüstüler daima. Gün saltanatıyla gitti mi bir defa Yalnızlığımızla doldurup her yeri Bir renk çığlığı içinde bahçemizden, Bir el çıkarmaya başlar bohçamızdan Lavanta çiçeği kokan kederleri; Hoyarttır bu akşamüstüler daima. Dalga dalga hücum edip pişmanlıklar Unutuşun o tunç kapısını zorlar Ve ruh, atılan oklarla delik deşik; İşte, doğduğun eski evdesin birden, Yolunu gözlüyor lamba ve merdiven, Susmuş ninnilerle gıcırdıyor bir beşik Ve cümle yitikler, mağluplar, mahzunlar... Söylenmemiş aşkın güzelliğiyledir Kağıtlarda yarım bırakılmış şiir; İnsan, yağmur kokan bir sabaha karşı Hatırlar bir gün bir camı açtığını, Duran bir bulutu, bir kuş uçtuğunu Çöküp peynir ekmek yediği bir taşı... Bütün bunlar aşkın güzelliğiyledir. Aşklar uçup gitmiş olmalı bir yazla Halay çeken kızlar misali kolkola. Ya sizler! ey geçmiş zaman etekleri, İhtiyar ağaçlı kuytu bahçelerden Ayışığı gibi sürüklenip giden; Geceye bırakıp yorgun erkekleri
Şiir
Hibe etmek istiyorum ömrümü yaşama hevesi olanlara . Gülüşü güzel, işleri yolunda giden seçilmiş insanlara. Şanslılara, hakedip yaşamasını başaranlara. Öylece çekilip gitmek istiyorum sahte hayatlatınızdan öylece bir anda..