Önümüzde hayat... Her gün bir başka uykuya yatıp bir başka rüya göreceğiz. Halbuki zaman, ağıt ağır bizimle beraber akan nehir, bir göle varıyordu. Bu hölde artık biz akmıyor dalgalanıyorduk.
‘senin için bin tane olsa yakalarım' dediğimi duydum.
sonra döndüm, koşmaya başladım. yalnızca bir gülümsemeydi, hepsi bu. her şeyi düzeltmiş değildi. hiçbir şeyi düzeltmemişti. belli belirsiz bir tebessüm. minicik bir şey...