Günseli

“Je pense, donc je suis. Bunu kesin olarak biliyorum. Geri kalan —çevremdeki evren, Tanrı, bizzat İblis— bütün bunların gerçekte var olup olmadığı benim için doğrulanmış değil. Belki sadece kişiliğimin etkisi, ölümlü varlığımın zaman içinde gelişmesinin doğurduğu bir kavram…”
Edebiyat
Reklam
“Yeryüzünde her şey sütliman olunca hareket kalmaz. Sensiz hiçbir olay meydana gelemez, oysa olaylara ihtiyaç vardır. İşte böylece, dişimi sıkarak olaylar uğruna çalışıyor, emir altında akıl dışı işler yapıyorum. İnsanlar, inkâr edilemez zekâlarına rağmen bu komedyayı ciddiye alıyorlar. Kötülük bunda zaten. Tabii acı çekiyorlar… Ama… hiç olmazsa yaşıyor, gerçek, düşsel olmayan bir hayat yaşıyorlar, çünkü hayat aslında acı demektir. Acısı olmasa zevki de olmazdı; her şey sonu gelmez bir övgü ayinine dönerdi: kutsal, ama sıkıcı… Ya ben? Ben, hem acı çekiyor, hem yaşamıyorum. Denklemin bilinmeyeni benim. Her şeyin başını sonunu kaybedip sonuçta adını bile yitiren bir hayaletim…”
Edebiyat
...yazık ki gerçekler çoğu zaman ince bir zekâ ürünü değildir. Görüyorum ki, sen benden yüce, hatta güzel bir şeyler bekliyorsun. Yazık, çünkü ben elimden geleni verebilirim ancak.
Edebiyat
Zorla inanılmaz ki… Hem inanmada, hele maddi olan hiçbir delilin faydası yoktur. Foma, dirilen İsa’yı gördüğünden değil, daha önce, inanmak istediğinden inanmıştı.
Edebiyat
Dövüşe dövüşe geçineceğiz onunla. Sevmeme gelince, ölene kadar seveceğim onu.
Edebiyat
Reklam