Günümüz insanı, karşısına çıkan herkesi bir şekilde etiketlemeye çalışıyor; narsist, hasta, toksik, şu, bu... Fakat çoğu zaman fark etmeden, kendi içinde taşıdığı şeyleri zanlar ve yargılar üzerinden başkalarına yansıtıyor. Oysa doğanın temel kanunlarından biri şudur: Niteliklerinin uyuşmadığı hiç kimse hayatında uzun süre yer bulamaz.
Bu konuda özellikle eşler çok önemlidir. Bir kadın ya da bir erkek sürekli eşinden şikâyet ediyorsa, önce dönüp kendisine bakmalıdır. Çünkü insanın hayatındaki en güçlü aynalardan biri eşidir. Karşısında gördüğü şeylerin önemli bir kısmı, kendi iç dünyasının yansımasıdır.
Bir de sürekli "Benim kalbim temiz." diyerek dolaşan Dangalaklar vardır. Kalp gerçekten temiz olsaydı, yaşanan onca acı, öfke ve sıkıntı insanda bu kadar derin izler bırakmazdı. Temizlik, sadece iyi niyet iddiası değil; yaşananlara rağmen iç huzuru koruyabilme hâlidir.
İnsan, insanda kavrulmadan insan olamaz. Karşılaşmalarımızın, çatışmalarımızın ve acılarımızın amacı da budur: Kendimizi tanımak, eksiklerimizi görmek ve dönüşmek.