Yirmi birinci yüzyılda bir çeşit intihardır sevmek,
Benim ruhum zaten ölü, sevemem seni.
Kenar mahallede devrimci gülme sevgilim,
Ben devlet değilim asamam seni.
Aklım, eskiyen insanlar harabesi
İçim, ağlamayı bilmeyen bir çocuk.
Ben; bütün vücuduyla gözlerine direnen yorgun bir köle.
Sen; en güzel yerinde uyuyup kaldığım garip enstantane.
Biz;
bugün fazlayız kuzum.
Dün lazım olduğumuz yerlere.
Kuyusunu beğenmeyen bir ölünün
Daha geniş bir çukura alınması
Ne kadar çareyse iyi uyumasına,
O kadar kalbi temizler
Dünyaya karışmanın, uykuları kaçıran gürültüsü!
Bu kadar lekemi kazıdığım günahsız taşları
Kırığını temizleyip bir yenisini eklediğim hayalle
Bir sarılmak masalıdır boynundan, inandır!
İnandır bende modern çağın sevdaları talan,
Nostaljik perdelerinle sakla beni karanlığımdan!
Şu bin derdine uyandığım dünya
Bin cinnetle boynumda urgan yeri.
Kıyamadığı bitkiler var deyip
Madem ki dünyanın sonraki sabahları masal,
Kokunun sindiği fularlarla
bin sabaha uyandır beni!
Babadan yadigar bir omuz kaldı bende, lekeli
Gitmek derdiyle dertlenmeyen kollarınla sil
Çatık kaşlarımdan sızan hüzünleri!
Uzak sahil kasabalarına ve
Dilini bilmediğimiz coğrafyadaki
Yürüyemediğimiz her yola
Dilimize dolanmış
İyi olmak türküsüyle
Papatyalar döşeyeceğine
Bir mucize gibi
İnandır beni!