Bir toplumda büyük bir siyasi adaletsizlik yoksa, büyük bir ekonomik adaletsizlik de yoktur. Şöyle de ifade edebiliriz: Bir ülkede ya milyarderler olur ya da demokrasi, aynı anda ikisi birden bol bol bulunamaz
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kapitalizmin rekabet ve bencillik gibi temel insani güdülerle en uyumlu iktisadi sistem olduğu iddia edilir. Madem toplumlar "insan doğası"nı temel alıyor, o halde sevgi ve kahkaha üzerine yeni bir toplum kurmak daha mantıklı ve keyifli olurdu; ama hayır, kastedilen o değil. Kapitalizm, vahşiyken sürdüğümüz hayata uygundur: kurtlar sofrası, orman kanunu gibi. Oysa kurt kurdu ısırmaz
Karl Marx, Vladimir Lenin ve Rosa Luxemburg gerçek demokrasinin kapitalizmle mümkün olamayacağını anladıkları için sosyalistlerdi. Demokrasi derken seçim günü oy vermeyi değil, toplumun tüm önemli kararlarında doğrudan rol almayı kastediyorlardı.
Uluslararası yardım kuruluşu Oxfam'a göre, dünyadaki en zengin 85 kişi, dünya nüfusunun en yoksul yarısı kadar varlığa sahip.Başka bir deyişle, bu şerefsizlerden her birinin, 41 milyon kişininki kadar malı var. Tarihteki en zalim krallar bile açgözlülüğün böylesini görmedi.