Puan vermedi·320 syf.··
2026 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 21:50
Bu kitap için, "Jung'un kitaplarını okumadan önce bu kitabı okumalısınız" derler. Ben tam tersi olduğunu düşünüyorum (genelde her şeyin tersini düşünen biri olarak) Kitap da C.G Jung'un psikolojiye kazandırdığı; gölge, kompleks, arketip, anima/animus, kolektif bilinçdışı kavramları ve bu uğurda yaşanmış bir ömür anlatılıyor. Kitabı okurken sık sık, "koskoca psikanalist olmuşsun hâlâ Tanrı da Tanrı....bu kadar tanrıya meraklıydın baban gibi papaz olsaydın "dediğim oldu, yalan yok. 85 yıllık ömründe anlaşılmayı beklemiş, ben olsam ben de anlaşılamayan biri olarak ona derdim , " oo hocam daha çok beklersin. "
Ruhun Yaralı Şifacısı Carl JungClaire Dunne · Doğan Novus · 2022439 okunma
Puan vermedi·560 syf.··
2026 604. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 11:50
İnsanı insan yapan doğru, güzel, ahlak, bilgi, değer gibi kavramları, batının(postmodern/görgücü/liberal) yerellik( her bireye özgü) açıklamalarına karşı bu değerlerin insanlarda ortak olduğunu ve evrensel nitelik taşıdığını aklamaya çalışan çığır açıcı bir eser/kişi. Eserin dili yazarın diğer kitaplarında olduğu gibi ağır bir nitelik taşımıyor. Arketip ve bilinçdışı kavramlarıyla ilgili oldukça doyurucu bilgiler bulunmakta. Bu bu kavramlarla ilgili soru işaretlerimi giderdi diyebilirim.
Arketipler ve Kolektif BilinçdışıCarl Gustav Jung · Pinhan Yayıncılık · 20258 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Erilin İçindeki Dişil
7/10
·204 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
·
38 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 09:34
Bugün sizlerle psikiyatrist Carl Gustav Jung'un Maskülen eserini paylaşacağım. Kitabın kapağında yer alan "Erilliğin Farklı Yüzleri" tanımlaması görünenin çok ötesinde cinsiyet dinamiğini vurgulamakta. Evvela Jung'ı daha iyi anlamak adına geliştirmiş olduğu iki önemli teoriden söz edeceğim. İlki bilinç ve bilinçdışı kavramları. Freud'un aksine bilinçaltının değil bilinçdışının karakteri şekillendirdiğen söz ediyor. Bilinçdışının bu kadar önemli olmasının nedeni kolektif ve kişisel bilinçdışı diye iki ayrılması ki analitik psikolojideki dört arketiple bağlantılı; persona, gölge, anima/animus ve benlik. İşte maskülenin temellendirildiği kısım ise anima/animus. Anima; erkeğin bilinçdışındaki dişil yönü animus ise kadının bilinçdışındaki eril yönü temsil ediyor. Jung her ne kadar kitap animaya atıf yapsada iki kavram birbirinden ayrı ele alınmadığından animusu da değerlendirmeye dahil etmiş. Anne rahminden ayrılan bir erkek çocuğun ergenlik dönemine kadar kişisel bilinçdışındaki dişil yön, ergenlikle beraber dinamik bir eril rol modelle eril dünyanın toprağına ayak basıyor. Dikkat ederseniz dinamik bir eril rol model dedim. Çünkü kitapta boyunca incelenen vakalarda erkek hastaların çoğu böylesi bir rol modelden mauf bir şekilde büyümüş. İster istemez ergenlikle birlikte erilleşmeyen dişil yön hastanın ruhi dünyasını etkiliyor. Ergenliğin bu kadar önemli olmasının sebebi ise erkeklik hormonunun aktive olmasından sonra dişil yönün hastanın bilincini ve benliğini alt üst etmesi. Öyle ki ortaya çıkan bedensel değişimler varoluşu beden üzerinden sorgulamaya götürse de temel sağlam olmadığından hasta cinsel ilişkiler içerisindeki deneyimlerden hareketle -bilinçsizce- eril bir yönü bulmaya gayret ediyor. Jung genç yetişkinlik yılları ve yaşlılık dönemleri de bu mercek altında
MaskülenCarl Gustav Jung · Pinhan Yayıncılık · 2016437 okunma
Puan vermedi·420 syf.··
2026 13. kitabı
·
740 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 19:41
Jung’un Anılar Düşler Düşünceler’i ile ilgili düşünceler Jung un en kolay anlaşılan kitabı :) ki bu kitap bile çok fazla hermetik Jungyen gönderme içeriyor. Jung a peygamber demişler takipçileri o bunu kabul etmemiş peygamber arketipinin altında ezilmemek için yoksa kapasitesi olmadığından değil. Jung bir peygamber olsaydı bunu sadece sezi gücü ve aktif imgelem gücü ile değil bilgi ve birikimi ile hakederdi. Birisi çıkıp da akışın dışında bir şey söylerse Nietzsche gibi Rand gibi Jung gibi hemen bir kült haline getiriyoruz. Sonra da peygamberler niye Ortadoğu’dan çıktı ? Bir kişinin kafa yapısı çok değişikse farklı bakıyorsa ve onun düşün dünyası altında eziliyorsan insan olamaz benden iyi benden farklı benden cesur olması mümkün değil mutlaka bir olağanüstülük var. Tanrı mı yapalım Peygamber mi ? Jung’un Sovyetler Birliği ve bolşevizm ile ilgili sözleri onun peygamber olmadığını göstermek için yeterli.
Anılar, Düşler, DüşüncelerCarl Gustav Jung · Can Yayınları · 20231,472 okunma
10/10
·308 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 23:59
Uzun süredir okuduğum en akıcı kitaptı. Elimden bırakamadım. En son Harry Potter ve Azkaban Tutsağı'nı bu kadar büyük bir heyecanla okumuşumdur, Dune serisinin ilk kitabı da olabilir belki ama Jung onu açık ara kazanırdı gibime geliyor. Çocukluğu, gençliği, yetişkinliği, çalışmaları, eserleri, gezileri, düşleri, düşünceleri ve tabii ki enemies to lovers'ı (veya lovers to enemies) Freud'u ile peşinden sürükledi desem yeridir.
Anılar, Düşler, DüşüncelerCarl Gustav Jung · Can Yayınları · 20241,472 okunma
Aynada gözünün içine bakmaya cesaret edebilmek…
8/10
·128 syf.··
2026 614. kitabı
Bazı kitaplar bilgi verir, bazıları düşündürür. Dışa Bakan Rüya Görür, İçe Bakan Uyanır ise insanı kendi içine bakmaya davet ediyor. Belki de en zor olan şey, aynada gözünün içine bakıp gördüğün kişiyle dürüstçe yüzleşebilmek… Jung’un rüyalara, sembollere ve insanın bilinçdışına bakışı oldukça ilgi çekici. Kitabı okurken sadece anlatılanları okumadım; zaman zaman kendi hayatımı, davranışlarımı ve hatta gördüğüm rüyaları düşünürken buldum kendimi. Belki de kitabın en güçlü yanı bu. Size hazır cevaplar vermiyor, kendi cevaplarınızı aramaya yönlendiriyor. Özellikle semboller ve mitler üzerinden yapılan değerlendirmeler dikkatimi çekti. Günlük hayatta sıradan görünen birçok şeyin insan ruhunda daha derin karşılıkları olabileceğini görmek farklı bir bakış açısı kazandırıyor. Jung’un insanı yalnızca mantıkla ( ki ben mantığı severim) açıklamaya çalışmaması da kitabı benim gözümde değerli kılan noktalardan biri. Elbette kolay okunan bir kitap değil. Bazı bölümlerde durup düşünmek, hatta bazı sayfaları tekrar okumak gerekiyor. Bu nedenle kısa olsa da hızlı tüketilecek bir kitap olduğunu düşünmüyorum. Sindire sindire okunmayı hak ediyor. Kitabı bitirdiğimde elimde kesin cevaplardan çok yeni daha kişisel sorular vardı. Ama sanırım insanın kendini tanıma yolculuğunda bazen doğru sorular, hazır cevaplardan daha değerli. Bu yüzden psikolojiye, insan ruhuna ve bilinçdışına ilgi duyanlara gönül rahatlığıyla tavsiye edebileceğim bir eser. İyi okumalar.
Carl Gustav Jung - Dışa Bakan Rüya Görür, İçe Bakan UyanırÖzlem Küskü · Destek Yayınları · 20204,103 okunma