Yükseliş Devri'nde Osmanlı'da 'saray' denilebilecek bir tutku yokken, Gerileme Devri'nde Fransa'dan, İngiltere'den alınan borçlarla saraylar, kasırlar, av köşkleri inşa edildi.
eski Fener patriklerinden Gregorios, Rus Çarı Alexander'a yazdığı mektupta, "Türklerin işini bitirmek için dış yardım almaya alıştırılmaları gerektiğini", söyler.
Batı dünyasının tüm hikayeleri aynı... Tümü kendi çıkar hesaplarını yansıtır. Ama tümünü gerçekleştirseniz bile, sizi kendi camiasından uzak tutmanın bir yolunu mutlaka bulur.
Avusturya Başbakanı Prens Metternich bile bu hareketin Türk toplumuna zarar vereceğini, Tanzimatçılara yazdığı bir mektupta açıkça dile getirmişti. Şöyle diyordu:
"İmparatorluk günden güne zayıflamaktadır. Niçin saklamalı? Onu bu hale düşüren sebeplerin başında Avrupalılaşma zihniyeti gelir."
Padişah, hilafet gücünü de kullanarak İslam dünyası üzerindeki etkisini arttırmış, Filistin'de bir Yahudi Devleti kurulmasını kesin bir dille reddetmekle kalmayıp, İngiltere vatandaşlarına ve Yahudilere toprak satışını yasaklamış, hatta bölgeyi üzerine tapulamıştı.