Plazaların Dili Olsa da Konuşsa
İş hayatı çoğu zaman hedefler, toplantılar, e-postalar ve performans göstergeleri üzerinden konuşuluyor. Oysa kitap, bütün bunların arkasındaki görünmeyen dünyaya dikkat çekiyor.
Söylenmeyen cümlelere…
Ertelenen itirazlara…
Sessizliğe…
Beden diline…
Ve aslında hepimizin içinde devam eden o iç konuşmalara…
Kitap boyunca sık sık şunu düşündüm:
İletişim, sadece konuşmak değil; anlaşılmak, anlayabilmek ve güven inşa edebilmekmiş.
Bazen bir cümleden çok bir bakış, bazen uzun bir açıklamadan çok samimi bir sessizlik, bazen de doğru zamanda gerçekten dinleyebilmek ilişkilerin yönünü değiştirebiliyor.
Ümran Coşkun, iletişimi teknik kalıpların ötesinde ele alıyor. Ezberlenmiş cümlelerden çok farkındalığı, empatiyi, samimiyeti ve insanın kendi iç sesiyle kurduğu bağı önemsiyor.
“Belki de değişim, konuşmakla değil, nihayet duyulmakla başlıyor.”
Kurumsal yaşamı sadece süreçlerden ve raporlardan ibaret görmeyen, iş hayatının merkezinde insanın olduğunu düşünen herkes için üzerinde düşünülmeye değer bir çalışma olmuş.
Okuduktan sonra son sayfasından gemi yapmayı unutmayalım
Emeği için Uzman Psikolog Ümran Coşkun’a teşekkür ederim.