8/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 00:02
MÖ.106-43 yıllarında yaşamış bir filozofun kaleminden okuyoruz dostluk kavramını.. Tabi ister istemez modern dünyamızın arkadaşlık anlayışını da sorguluyoruz okurken Bu kitap, dostluğu sadece basit bir arkadaşlıktan öte, erdem ve karşılıklı güven temeli üzerine kurulu, insanın hayatta sahip olabileceği en kıymetli hazinelerden biri olarak tanımlıyor. Aslında günümüz karmaşasında unuttuğumuz pek çok insani değeri de bizlere yeniden hatırlatıyor. Kısa ve net bir anlatım var. Olay örgüsüyle değil, tamamen düşüncelerle ilerliyor paylaştığım alıntılardan da anlayabilirsiniz. Daha çok deneme tarzı olduğu için bu tarzı sevenler gerçekten keyif alır, diğer türlü biraz durağan gelebilir. Sizce bugün sosyal medyanın ve hızlı tüketilen etkileşimlerin olduğu bir çağda, Çiçero’nun bahsettiği o “çıkarsız ve erdemli dostluk” anlayışını yeniden inşa edebilir miyiz, yoksa bu kavram artık sadece kitap sayfalarında kalan bir idealden mi ibaret?
Dostluk ÜzerineMarcus Tullius Cicero · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20253,393 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2026 71. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 23:28
Bugüne isnad edilebilecek bir noktası vardı kitabın. İkiz kardeşlerin, babalarının cenazesinden sonra hikayede bahsi geçen merdivenlere oturup konuşmalarını anlatıyor. Hadi geçmişi düşünelim diyip hatırlıyorlar. Babalarıyla geçen en muhteşem günü yâd etmek için…Düşünüyorlar ve akıllarına gelen şu: ”Hani okuldan çıkmıştık babam bizi almıştı, merdivenlerden iniyorduk parkta oynamak için ve başka bir babayla karşılaştık. Babalarının arkadaşına, bizi parka götürdüğünü söylediğini ama sonrasında bir kahve içeceklerine dair sözleşelim.” dediğini hatırlıyorlar. Ve ikisi de orta yaşı geçen kardeşlerden biri diyor ki “Hayatımın en göz kamaştırıcı anıydı.” Bu cümleyi okuyunca düşündüm. Hayat bu, bu kadar basit işte. Sadece olağan gibi gözüken basit bir an. Geri dönülmez, dönülemez ve bir o kadar da basit ama iç dolduran belki güven veren, birinin seninle ilgilendiğini gösteren kısa bir an. Varlık-yokluk ötesinde günlük bir olayın, konuşmanın belki kıymetinin bilinmediği ama sonrasında asla unutulmayan küçük küçük anlar… Geçmişte de olsa böyle anlara sahip olmayı hatırlamak biraz teselli olabilir mi hayatta? Umarım oluyordur, umarım olur.Bilmiyorum. Kitabı genel olarak pek beğenmedim ama bazı hikayeleri iç ısıtıyordu. Daha uzun, tüm detaylara sahip olacağım kitaplar daha güzel geliyor bana ama bu da yormadı. Sıcak hikayeleri vardı…
Roma HikâyeleriJhumpa Lahiri · Domingo Yayınları · 202678 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ön yargısız okuyun
10/10
·176 syf.··
2026 28. kitabı
Serdar Nurmedovla ilk kez bu kitapla tanıştım. Kendisine gerçekten bu kitabı yazdığı için çok teşekkür ederim; bir fenerin bir yolu aydınlatmasını anlatmakla kalmayıp o fenerin kullanım talimatıyla bizlere nasıl kullanılacağını da öğrettiği için. Kitaba bir tık ön yargı ile başladığımı itiraf ediyorum çünkü kişisel gelişim ve psikoloji kitapları okumak pek tarzım değil. Ama sağ olsun DEHB'li arkadaşları çok iyi tanıyor o yüzden anlatacağı şeyleri de espirili ve akılda kalıcı şekilde yazmış. Çok yer not aldım ve hayatımda yeni yeni uygulamaya başlıyorum. Umarım bu yolda herkes başarılı olur ve bu kitabı okur. Sonunda DEHB'li yakın çevreden bir aile ferdinin ya da partneriniz varsa onun da neler yapabileceği yazıyor. Süpersiniz; tabi ki 10/10.
1000Kitap
Başlamak Zor, Bitirmek Daha ZorSerdar Nurmedov · Timaş Yayınları · 20261 okunma
Puan vermedi·472 syf.··
2026 298. kitabı
Beyza Alkoç, 3391 Kilometre adlı bu popüler gençlik romanında, birbirlerinden kilometrelerce uzakta olmalarına rağmen sadece sosyal medya üzerinden tanışıp birbirlerinin hayatlarına dokunan İzmir ve Ege adındaki iki gencin mesafe tanımayan dijital aşkını konu alır. Yazar; Fransa ve Türkiye arasındaki 3391 kilometrelik mesafeye meydan okuyan bir sevginin doğuşunu, gençlerin yalnızlıklarını, ailevi problemlerini ve "yanında olamayan birine dokunabilmek" teması etrafında gelişen güven ile sadakat duygularını, akıcı ve samimi bir dille işler.
3391 KilometreBeyza Alkoç · İndigo Kitap · 201821,4bin okunma
Puan vermedi·96 syf.·
2026 39. kitabı
Plazaların Dili Olsa da Konuşsa İş hayatı çoğu zaman hedefler, toplantılar, e-postalar ve performans göstergeleri üzerinden konuşuluyor. Oysa kitap, bütün bunların arkasındaki görünmeyen dünyaya dikkat çekiyor. Söylenmeyen cümlelere… Ertelenen itirazlara… Sessizliğe… Beden diline… Ve aslında hepimizin içinde devam eden o iç konuşmalara… Kitap boyunca sık sık şunu düşündüm: İletişim, sadece konuşmak değil; anlaşılmak, anlayabilmek ve güven inşa edebilmekmiş. Bazen bir cümleden çok bir bakış, bazen uzun bir açıklamadan çok samimi bir sessizlik, bazen de doğru zamanda gerçekten dinleyebilmek ilişkilerin yönünü değiştirebiliyor. Ümran Coşkun, iletişimi teknik kalıpların ötesinde ele alıyor. Ezberlenmiş cümlelerden çok farkındalığı, empatiyi, samimiyeti ve insanın kendi iç sesiyle kurduğu bağı önemsiyor. “Belki de değişim, konuşmakla değil, nihayet duyulmakla başlıyor.” Kurumsal yaşamı sadece süreçlerden ve raporlardan ibaret görmeyen, iş hayatının merkezinde insanın olduğunu düşünen herkes için üzerinde düşünülmeye değer bir çalışma olmuş. Okuduktan sonra son sayfasından gemi yapmayı unutmayalım Emeği için Uzman Psikolog Ümran Coşkun’a teşekkür ederim.
Plazaların Dili Olsa da KonuşsaÜmran Coşkun · Scala Yayıncılık · 20261 okunma
Köy Enstitüleri
9/10
·480 syf.··
2026 19. kitabı
Emanet romanını gözyaşları ile okudum. Köy Enstitülü Hamdi Bey ve eşi Asude Hanım'ın hikayesi beni sarstı ve ağlattı. Şahane bir roman. Dili, kurgusu, anlatımı ile bizden, sımsıcak bir hikaye. Okuyun seveceksiniz.
EmanetBige Güven Kızılay · Hayy Kitap · 2021994 okunma