Alış ki yapacağın yoktur, alış ki elin kolun sana sade yüktür , alış ki gözün bir dert kapısı ve manayı sezdiren ama çözdürmeyen bir kuyudur, alış ki bütün bu dağlar ve taşlar neye tanıklık etseler ve bastığın her yer ve geçen piknik yaptığın ağacın altı aslında bir kabir ise de “kim bilir kimin?” dediğin an işte senindir