Rabbimiz Al-i İmran Suresi'nin 142. ayetinde ise şöyle buyurur: "Yoksa siz, Allah içinizdeki mücahede edenleri ayırt etmeden, bir de sabredenleri belirleyip ortaya çıkarmadan hemen cennet'e girivereceğinizi mi sandınız?
Sonunda cennete ulaşmaya namzet insanın geçireceği zorlu evreler vardır.
Kur'ân-ı Kerîm "Ant olsun biz insanı sıkıntılar içinde yarattık" buyurur
(Beled, 4).
Müfessirler, bu ayeti açıklarken insanın genellikle meşakkatli süreçlerden geçen bir varlık olduğunu hatırlatırlar. Annenin karnından geçerken sıkıntı, süt emme zamanında sıkıntı, ergenlik çağında sıkıntı, geçimini elde etmede sıkıntı, ölümde sıkıntı... Hayat boyu musibetlerle içli dışlı yaşar insan. Dünya yaşamının ardındaki ahiret sıkıntıları, ölüm, melek sorgusu, kabir karanlığı, sonra yeniden dirilme ve hesap gününe ait zorluklar... Ahiretteki yerini buluncaya kadar devam eden sıkıntılar insanın yazgısıdır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Her elem, geçmesiyle ruhta manevi bir lezzet bırakır. Üstelik bu lezzet hatırlandıkça tazelenen bir lezzettir. Buna karşılık biten her nefsani hazzın bırakacağı şey ancak ve ancak hüzün ve bazen de pişmanlıktır.
İnsan ne kadar haz alırsa alsın, o hazların yok oluşundan kurtulamaz. Dünyevi hazlar, daha meydana gelme anında, insanı terk etmeye güdümlüdür. Başlayan her haz, insana terk edilecek yeni bir acıyı fatura eder.