TREN
Tren, bembeyaz bir örtünün üstünde süzülerek yol alıyordu. İnsana dair her şeyden uzak! Gelinliğiyle salınan doğayı seyrediyordu tüm yolcular. Sessiz, berrak ve tertemiz görünüyordu doğa. İnsanları içine çeken duyguda buydu sanırım; yaşamlarında arayıp bulamadıkları! Güneş, günler sonra gösterse de yüzünü, sanki sadece "Ben gitmedim buralardayım, dinleniyorum." der gibiydi el sallayıp giderken dağların ardından. Karlar üzerine düşen güneşin son ışıkları, seyrine doyum olmaz manzaralar yaratıyordu peşi sıra hızla arkaya koşturan elektrik direklerinin ardından.
Yılın son haftasında, yılbaşını birlikte geçirmek arzusuyla sevdiklerine kavuşmak isteyen yolcuların mutluluğu vardı yüzlerinde. Özlediklerine doğru giderlerken, bir de üzerlerine gelen bu güzel manzaralar, içlerini coşkuyla doldurmaya yetiyordu. Kıvrıla kıvrıla bir yılan gibi dağları aşan, ovalarda yayından fırlamış bir ok gibi yol alan tren, içindekilerin coşkusunu duyumsuyordu sanki.