Şu an Gümüş Yürek yeni bitirdim. 25. Bölümden itibaren neler yaşandığını anlayamadım. Kitap o kadar güzeldi ki... 1. Kitapta kaybettiğim ve kalbimde yaralar açan biri vardı. Bu kitapta o açılan boşluk tekrar doldu.
Öncelikle başlamadan kitabı okumak isteyen varsa yorum spoilerlı sayılabilir lütfen kapatsın ve başka birinin önerisini dinlemeden hemen gidip kitabı alsın.
Şimdi devam edebiliriz. Kitabın yazımına bir şey dememe gerek var mı emin değilim çünkü son derece büyüleyici ve masalsı bir dili var. Sizi hikayenin içinde tutuyor ve gitmenize asla izin vermiyor. Kitap bittikten sonra bile. Bir yolculuk hikayesinin bu kadar sürükleyici olabileceğini sanmazdım. Meğersem yol sürükleyiciymiş.
Eğer kadim diyarların en derin kuyularından tutup bir zamanlar yaşanmış bir hikaye çıkarsaydık işte bu Gümüş Yürek olurdu gibi hissediyorum. Ve bu çıkarılan hikayenin peşinden de nice kral, nice cadı ve nice büyüler dolaşırdı. Günümüzde bunu bilemiyoruz ama ben bu hikayenin günümüze ait olmadığı düşüncesindeyim.
İyi ki bir yazar zihin kuyusunun derinlerinden bu hikayeyi çıkarmış ki biz de okuyabilelim.
Kurgu konusuna gelirsek sizi hep okumaya teşvik ediyor. Olayların asla beklediğim gibi gitmeyişi beni çok daha hızlı sürede bitirmeye teşvik etti. Sonuna kadar da ne olacağını kestiremedim.
Ben böyle biteceğini tahmin etmezdim ama çook beğendim. Nos gelmez sanıyordum ama gördüm ki yanılmışım. Resim çizmeyi pek sevmem aslında ama uzun süredir başlanmamış bir tablonun nihayet bitirilmesi hiç beklemediğim duygulara çıktı. Ben dünyanın en güzel tablosunu hiç görmedim ama okudum.
Kitabın basımından tut kitap kapağına kadar her şey en ince ayrıntısına kadar planlanmıştı. Tam koleksiyonluk basım gibi olmuş. En az kitap kadar harikaydı. İç kapağındaki güverteyi falan ayrı beğendim.
Bir