Hayatta kalabilmek için bir çok şeyi unutmak zorundayız. Yalnız, ben bu unutma işinde biraz fazla ileri gitmişim, beynimi unutmak için o kadar acımasızca eğitmişim ki, artık lazım gelen şeyleri de hatırlayamıyorum. Geçmiş bulanık bir nehir gibi içimden akıp gitmiş… Altında kaldığım taşların ağırlığını biliyorum da mevzu tam olarak neydi bir türlü çıkaramıyorum Osman.
Zamanla geçsin diye beklediğim bu ağrı, zamanın da geçip gitmesine çare olmuyor. Geçen zaman ömrü eksiltiyor, yaşım aldı başını gidiyor. Başlarım böyle aşkın ıstırabına Osman, ben artık istemiyorum.
Güzel başlayan romanlar ilerledikçe sarpa sarmaya başlar da bir umut okumaya devam edersin ya, hah işte ben öyle yapmayı bıraktım. Neresinde kaldığımı unutmayayım diye de, tam da neresinde vazgeçtiğimi hatırlayayım diye sayfayı köşesinden katlayıp rafa kaldırıyorum…