Şüphesiz eğer birisiyle birlikte yaşamaya karar vereceksiniz, bu anlaşmayı sizin tam olmasını istediğiniz gibi biriyle yapmanız daha iyidir. Hiç değiştirmek istemediğiniz birini bulun.
Her yerde size yalan söyleyen insanlarla karşılaşırsınız. İnsanların size doğruyu söyleyeceklerini beklemeyin çünkü onlar kendilerine de yalan söylüyor. Siz kendinize güven duymayı öğrendiğinizde başkalarının söylediği şeylere inanıp inanmamayı seçme özgürlüğünü de kazanırsınız.
Etrafınızda olan biten hiçbir şeyi kişisel algılamayın. Sizi caddede gördüğümde, sizi tanımadığım halde “Hey, sen bir aptalsın” dersem bu sizinle ilgili değil, benimle ilgilidir. Bireysel önemlilik ya da kişisel algılamak, bencilliğin en üst düzeydeki ifadesidir. Çünkü her şeyin “ kendimizle ilgili” olduğunu varsayarız.
Cezalandırma ve ödül alamama korkusuyla, kendimiz olmayan farklı bir kişiliğe bürünürüz. Başkalarının bizi görmek istedikleri gibi biri olarak onların onayını almaya çalışırız. Anne babayı memnun etmeye çalışırız, kiliseyi memnun etmeye çalışırız ve bir oyuncu olmaya başlarız. Kendimiz olmaktan korkarız, çünkü kendimiz olduğumuzda reddedilmekten korkarız. Reddedilme korkusu, yeterince iyi olamama korkusuna dönüşür. Sonunda olamadığımız biri haline geliriz. Annenin inançlarının, babanın inançlarının, toplumun inançlarının, dinin inançlarının bir kopyası oluruz.