Gözde

Gözde
@gzzddee
İzmir
İzmir, 3 Kasım
397 okur puanı
Aralık 2021 tarihinde katıldı
Kazanılmış olan bir şeyi kaybetme korkusu
Yöntemin ilk aşaması; bir kimseye artık ondan ayrılmak istemeyeceği bir şeyler sunmaktır. İkinci aşama, o kimseyi kendisine verilen şeye karşı tutkulu ve bağımlı hale getirmek, yani o şeye alıştırmaktır. Öylesine ki artık o kimse, eline geçirdiği şeyi geri vermek ya da onu kez daha geçirebilmek için, her şeyini feda edecek duruma gelmelidir. “Eğer senden istediklerimi yerine getirmezsen, ne yazık ki, sana verdiğim ve senin de çok sevdiğin o şeyi geri almak zorunda kalırım.” Bu yöntemin en önemli noktası, rakibi elde etmiş ve alışmış olduğu şeyden mahrum bırakma tehdidi ile sürekli bir korku ve baskı altında tutmak, böylece onu her an için manipülatif yönlendirmelere hedef olabilecek kıvamda tutmayı bilmesidir. Anlattığımız bu prensip, hayatta her an karşımıza çıkar. Ama onunla çoğu kez zarifleşmiş, dostluk kılıfları ile örtülmüş bir biçimde karşılaştığımız için bazen onu tanıyamadığımız da olur.
Sayfa 147
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Tekrarlama ilkesi
Bir kimsenin hatasını, zayıf tarafını ya da bilgisizliği ona sürekli olarak hatırlatmak ve başına kakmak, tekrarlama ilkesini en çok kullanılan yöntemlerinden bir tanesidir. Bu yolla, rakibin kendisine olan güveni sarsılır ve zayıflatılırken, yöntemi uygulayan kişinin pozisyonu da güçlenmiş olur. Böylesi durumlara en çok ve hatta klasik olarak, ailelerde ve aile içi ilişkilerde rastlanır.
Sayfa 105
Bir iddiayı birçok kez tekrar etmek
O zamanlar bu arkadaşım, bütün erkeklerin etrafında pervane oldukları, okulun en güzel ve zarif kızı ile evlenmeyi başarmıştı. O kıza talip olan erkekler arasında arkadaşım; en yakışıklı, en iyi maddi durumu olan bir kişi değildi. Ona: “Peki o halde, eşin daha iyi birçok erkek dururken, neden seni seçti?” diye sorduğumda, şöyle söylemişti: “Onun için en uygun erkeğin ben olduğuma kesinlikle inanmıştım. Ve bunu ona, yılmadan tam bir buçuk yıl boyunca her gün söyledim.” Kız nerede olursa olsun ve her kim ona kır yaparsa yapsın, arkadaşım işin peşini hiç bırakmamış ve hep: “Senin için en uygun erkek benim” imajını sürekli ona tekrarlamıştı. Bunu her seferinde aynı sözcüklerle yapmıyordu. Bazen bir çiçek ya da küçük bir hediye alıyor, kimi zamanında mektup atıyor veya ona seveceği bir kitap armağan ediyordu. Kız daha sonra itiraf ettiği gibi, ilk başlarda arkadaşımı pek ciddiye almamıştı. Ama zaman ilerledikçe, kendisine ondan daha uygun nitelikte evlenecek bir kimseyi de düşünemez olmuştu. Eğer bu öyküye yüzeysek açıdan bakacak olursak, onu, dokunaklı bir aşk macerası biçiminde değerlendirebiliriz. Ama aslında bu öykü, dördüncü manipülasyon kuralının kesin bir kanıtıdır: “Bir iddiayı ne kadar çok tekrarlarsak, karşı tarafta, bu iddiayı kabul etme eğilimi de o denli artar. Bu etki, tekrarlardaki ısrar ve inatla, daha da; çok yönlü bir hale gelir.”
Sayfa 94
Sizden beklenilenin tam tersini yapmak
Eğer bir yanlış yapmışsanız, bunu karşınızdakilere karşı savunmaya ve onu doğru bir davranışmış gibi göstermeye çalışmayın. Açıkça yanlışınızı itiraf edin ve hatta bunu biraz aşırıya kaçarak, işi karşı tarafın: “Canım, o kadar da önemli değildi” demesine kadar getirin. İstiyoruz ki, gelecekte karşımıza çıkacak olan olaylarda, bilinçli bir manipülasyon uygulaması ile durumu, kendi lehimize kullanacak bir biçimde yönlendirebilelim.
Sayfa 49