"Şaşkınlıktan donakalmışım; güzelliği
beni yüreğimden vurdu; galerinin koyu gölgesinde bir mücevher gibi ışıldıyordu; gözleri beni tutsak aldı ve iki elin
kavuşması gibi bizi sımsıkı birbirimize bağladı; birbirimize bakakaldığımız, birbirimizi içimize çektiğimiz o anlar,
ruhların birleştiği kutsal anlardı."
Sayfa 28 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
"Haz acı ve utançla yaklaştı,
Zambaklardan bir taçla geldi hüzün.
Haz güzelim güneşi gösteriyordu;
Sevgili İsa, bilsen, ne hoş parlıyordu!
Hüzün, o bitkin eliyle,
Sevgili İsa, seni işaret ediyordu!"
Sayfa 25 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
"Bir soyun süregelişinin mucizesinin, yaratılış ve yeniden yaratılışın, bedensel özelliklerin örülüp değişimi ve kuşaktan kuşağa geçişinin daha önce hiç bu kadar ayırdına varmamıştım. Bir çocuğun anasından doğması, büyüyüp
(nasıldır bilinmez) insan kılığına bürünmesi, kalıtım yoluyla bir görünüş edinmesi, başını atalarından biri gibi çevirmesi, elini bir başka atası gibi uzatması, yinelene yinelene bizim gözümüzde körelmiş mucizelerdir."
Sayfa 24 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
"Ressam bu kasvetli resme imzasını attığında yalnızca gülümseyen ve ayartıcı bir kadının imgesini yakalamakla kalmamış, sanki bir soyun temel özelliğine de damga vurmuş diye düşündüm."
Sayfa 16 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu