Harun

Harun
@h5yildiz
9/10
·200 syf.··
2017 174. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 15 Aralık 2017 21:53
Sokrates'in, herkesin tapındığı toplumun tanrılarına tapınmadığı, onların yerine kendi tanrılarına tapındığı, dolayısıyla "dinsizlik" ile suçlandığı; neticesinde de jüri tarafından suçlu bulunarak idama mahkum edildiği davada yapmış olduğu savunma metni. Öncelikle Sokrates'in savunmasına ilişkin birçok farklı savunma metni varmış; fakat en güvenilir metnin Platon'a ait bu metin olduğu kabul ediliyor. Sokrates bu davada yalnızca dinsizlik ile suçlanmamaktadır. Aynı zamanda gençlere kötü örnek olarak onları da dinsizliğe yönlendirdiği iddiaları da yer almaktadır. Düşünüyorum da ne kadar da soyut iddialar... Platon ise, kitabın yazarı olmakla birlikte, dava esnasında orada bulunmuş, Sokrates'in savunmasının birincil tanıklarından birisi olmuştur. Aynı zamanda Sokrates'in öğrencisi olduğu da bilinmektedir. Sokrates bu kitapta yazılı olan harika savunmasına ve felsefesine rağmen jüri tarafından 30 oy farkla idama mahkum edilir ve baldıran zehri içirilerek cezası infaz edilir. Bu kitap ve Sokrates'in savunması, yazarak veya söyleyerek anlatılamaz. Mutlaka okunması gerekir. Çünkü ne söylesek ne yazsak böyle bir savunma karşısında az kalır. Eksik kalır. Sokrates'in savunması aynı zamanda onun yaşam tarzını da yansıtır. Sokrates'in yaşam tarzı ise tek bir fiille özetlenebilir: Felsefe yapmak... Hayatı boyunca, hakkında idam hükmü verildikten sonra bile felsefe yapmaktan vazgeçmez. Bu durum gerçekten Sokrates'in değerini görmemizi sağlar. Aslında Sokrates böylesine soyut ve anlamsız iddialar karşısında felsefe yapmayı tercih ederek bana göre en doğru kararı vermiştir. Gerçekten de böylesine soyut iddialarla ve gerekçelendirmeden uzak bir takım delillerle bir insanı yargılamak ve neticesinde idam cezasına mahkum etmek insanlığımızın gelmiş geçmiş en büyük ayıplarından
Felsefe
Sokrates'in SavunmasıPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202564,7bin okunma
Harun
Merhabalar. Kitaptaki köşeli parantez içindeki dipnotlari anlayamadım. [1a] [1b]... Gibi devam eden dipnot numaraları ne anlam ifade ediyor. Bilgisi olan var mı ?
Reklam
KADINA VERİLEN SEÇME SEÇİLME HAKKI Yıl 1923 . 2. Meşrûtiyet döneminden kalma Türk Kadınlar Birliği Cumhuriyet ilan edildikten sonra seçme ve seçilme hakkı için Atatürk e başvurur fakat Atatürk nasihatler verip geri gönderil ve İstanbul valisinden ‘kadınlarla erkeklerin eşit olmadığı’ cevabı alınır.1933 e kadar zaman zaman çabalarlar aynı şekilde.1933 de Ankara Hukuk Fakültesinde kız öğrenciler mebusluk isteyince Atatürk ‘Niçin mebusluk istiyorsunuz da askerlik istemiyorsunuz.Erkekler askerlik yaparak bedel ödüyor.Ancak askerlik varsa mebusluk var’ şeklinde askerliği yaparlarsa vekil olabileceklerini açıklar.Fakat yine kabul etmez.En son Türk Kadınlar Birliği Ankara şubelerinde toplanıp izinsiz yürüyüşle TBMM ye giderler.Nihayet Atatürk seçme seçilme hakkını verir. Görüyoruz ki kadına verilen seçme seçilme hakkı Atatürk ün kendi fikri değilmiş, kadınların 10 yıllık uğraşları sonucunda zoraki aldıkları bir hak imiş. Kaynak : KÜLLER ALTINDA YAKIN TARİH - VAHDETTİNDEN MUSTAFA KEMALE UNUTULAN GERÇEKLER Yazar: Mustafa Armağan syf.35 (Yazarı taraflı görüp İnanmayanlar için her bir sayfada bilgilerin alındığı kaynaklar mevcut.İsteyen araştırabilir)
Harun
Belgelere dayalı dediğiniz konular tamamen nesnel olaylar zaten. Kaynakları da dikkate alarak örnek vermek gerekirse Turk Kadınlar Birliği Atatürk ile görüştü(1) Türk kadınları 1934 seçimlerinde seçme ve seçilme hakkina kavustu(2) ya da kadınlar birliği cemiyeti kendini feshetti(3) gibi kaynaklar Atatürk Türk kadınına seçme ve seçilme hakkını vermedi onlar kendileri mücadele ile aldı gibi bir cikarimda çok zayıf kalmaktadır. Atatürkün Türk kadınının siyasi, sosyal ve ekonomik alanda ön planda olması gerektiğine dair çağdaş türk kadını profilini destekleyen bir çok kazanımi var. Tek erkekle evlenme, mirasta eşit haklar, mahkede tanıklık, boşanma hakki, velayet hakkı gibi... Kısacası Türk kadınının egitilmesi için cemiyetlere görevler yukleyen, kadınları erkekler ile eşit haklara erişmesi konusunda destekleyen, Türk kadınını toplantı gosteri, balo gibi açık ortamlarda ön plana koyan, savaşlarda göstermiş oldukları gayretleri görup Ey kahraman Türk kadini, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın." Diyen bir lider elbette kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmesini destekleyecektir.
KADINA VERİLEN SEÇME SEÇİLME HAKKI Yıl 1923 . 2. Meşrûtiyet döneminden kalma Türk Kadınlar Birliği Cumhuriyet ilan edildikten sonra seçme ve seçilme hakkı için Atatürk e başvurur fakat Atatürk nasihatler verip geri gönderil ve İstanbul valisinden ‘kadınlarla erkeklerin eşit olmadığı’ cevabı alınır.1933 e kadar zaman zaman çabalarlar aynı şekilde.1933 de Ankara Hukuk Fakültesinde kız öğrenciler mebusluk isteyince Atatürk ‘Niçin mebusluk istiyorsunuz da askerlik istemiyorsunuz.Erkekler askerlik yaparak bedel ödüyor.Ancak askerlik varsa mebusluk var’ şeklinde askerliği yaparlarsa vekil olabileceklerini açıklar.Fakat yine kabul etmez.En son Türk Kadınlar Birliği Ankara şubelerinde toplanıp izinsiz yürüyüşle TBMM ye giderler.Nihayet Atatürk seçme seçilme hakkını verir. Görüyoruz ki kadına verilen seçme seçilme hakkı Atatürk ün kendi fikri değilmiş, kadınların 10 yıllık uğraşları sonucunda zoraki aldıkları bir hak imiş. Kaynak : KÜLLER ALTINDA YAKIN TARİH - VAHDETTİNDEN MUSTAFA KEMALE UNUTULAN GERÇEKLER Yazar: Mustafa Armağan syf.35 (Yazarı taraflı görüp İnanmayanlar için her bir sayfada bilgilerin alındığı kaynaklar mevcut.İsteyen araştırabilir)
Harun
Tarihçilik küçük bir kaynaktan yararlanarak öykü yaratmak değildir. Tarihçi çeşitli kaynakları karşılaştırarak araştırmasını yapar ve doğruları ortaya koyar. Tabi bu bahsettiğim iyi bir tarihcinin özelliği.