📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"DİKKAT! SPOİLER VAR"
Beyaz Diş, Amerikan edebiyatının en önemli yazarlarından olan Jack London'ın yazdığı muhteşem bir eserdir.Neden mi? Çünkü her ne kadar bir hayvanın hayatını anlatsada aslında o hayvan dediğimiz mükemmel canlının gözünden vahşi olan bir yaratığıda anlatır. Yani biz insanları. İnsanın insanla ve doğayla olan mücadelesini destansı boyutlara ulaştırır. Hayattaki zorluklara karşı ne olursa olsun elimizden gelenin en iyisini yapmamız gerektiğini ayrıca doğadaki her canlının vahşi bile olsa sevgiye muhtaç olduğunu aşılar. Roman,bir kurt ve köpek kırması olan yavrunun benliğini bulma yolunda vermiş olduğu yaşam savaşını ele alıyor. Aynı zamanda insanların hem acımasız hem de nazik olabilen yönleriyle, vahşi bir hayvanın insanlar ile onların yaşam biçimlerine adapte olmasının ne kadar zor olabilecegini gösteriyor.Hayatın acımasızlığı ve yaşam mücadelesinin sertliğini, yazar romanın başında yavru hayvanların bile henüz hayata tam olarak adapte olamadan av ya da avcı haline gelmeleri örneğiyle ele almıştır. Yazar Beyaz Diş'in keklik yavrularını yemesiyle kurtların vahşi tarafını düşündürürken bi yandan da Beyaz Diş'in kendisinin av olmaktan son anda kurtulmasıyla okuyucu olan bizlere doğanın acımasızlığını derinden algılayabilmemizin yolunu açıyor.Jack London, Beyaz Dişi anlatırken adeta bir insan gibi psikolojik durumuyla da ilgili tanımlamalar yapmış. Hatta bunun kişileştirme değil adeta insanlaştırma olduğu bile söylenebilir.Açık biçimde insanların karakterinin hayatına giren kişiler ve hayat şartlarına uygun biçimde şekillendiğinin düşüncesindedir London. Beyaz Dişin acımasızlığı ve katı yürekliliğinin nedeni dışlanarak kendisine kötü davranılması ve kendisininde bundan dolayı güçsüz olanlara karşı aynı şekilde hareket etmesidir. Yine başkalarından sevgi