Çalıkuşu Habibe

Çalıkuşu Habibe
@habibe_ce
Sevelim, sevilelim Dünya kimseye kalmaz Yunus Emre t.me/kitapdunyammerkez
10/10
·111 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2026 23:23
"Babalar, alnımıza yazılmış yalnızlıklardır. " #hasanalitoptaş #bababizimlegelsene Berrin hocamın ikinci öykü kitabı. #kayıpoyuncakbebek 'ten sonra bu kitabını da çok severek okudum. Eser, on sekiz öyküden oluşuyor. Her öyküde durup düşünmeniz gereken yerler var. Bu kitabında felsefeci yönünü de konuşturmuş Berrin hocam. Metaforlar, imgesel anlatım, cansız varlıklara verilen kimlikler, kişileştirme ve konuşturma sanatı, felsefî yaklaşımlar, etkileyici bitişler hayli fazla. Kendisinin iyi bir okur olduğunu biliyorum. Yer yer İhsan Oktay Anar tarzında, Latife Tekin tarzında ifadeler gözüme çarptı. Hoşuma da gitti. Hatta bir öykü ile 7. Koğuştaki Mucize filmi arasında bağlantı kurdum. Büyülü gerçekçilik kullanımı da güzeldi. Hüzünlü öyküler... Sarsıyor insanı. Sarsılmak da gerek kimi zaman. Ama ben mutlu sonlara inanıyorum kendi adıma. Bunu da belirteyim.
Baba Bizimle GelseneBerrin Aydın · Alakarga Sanat Yayınları · 20263 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·608 syf.··
Beğendi
·
2025 54. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 16 Aralık 2025 21:34
*ESRAR- I HAVAS* “Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti.” der ya Orhan Pamuk, Yeni Hayat kitabının başında, Esrar -ı Havas da benim için öyle bir kitap oldu diyebilirim. Düşünce dünyamda yepyeni ufuklar açtı bu eser. Karşılaştığım her bilgiye farklı açılardan bakmayı öğretti. Tarih, mitoloji, arkeoloji, din, devlet işleri hakkında epeyce bilgiye sahip oldum. Üstelik bu bilgiler okuru sıkmadan polisiye bir kurgunun içine ustalıkla yerleştirilince tadından yenmiyor. Genel kültür anlamında da epeyce donanımlı hâle geliyorsunuz. Bildiğiniz konulara dair yeni bakış açıları oluşturuyorsunuz. Aklıma gelen başlıklar: Einstein, kütle çekimi, G kuvveti, Tesla, Kral Arthur, Oğuz Kağan, Zeus, Thor, Zülkarneyn, Ashab- ı Kehf, Sümer tabletleri, Hz. Hızır, kutsal ahit sandığı, Dakyanus'un Hazineleri, Gılgamış Destanı, Tarsus, Sezar, Kleopatra, MİT Başkanı , tarih profesörleri, peygamberler, kutsal kitaplardan bölümler ve sûreler, Enok'un kitabı, Horus'un gözü, Annunakiler, Nefilimler, düşmüş Melekler, iki yüz milyar yıldız, Medusa, Şahmeran, destanlar, mitler, Sultan Abdülhamit ve Medusa olayı, Donuktaş Mabedi, altınkan, Adam Kadmon , Yahudiler ve daha neler neler... Hem hiç sıkılmadan okuyup bitiriyor hem tekrar tekrar okumak istiyorsunuz. Öyle bir etkisi var eserin. O kadar çok beğendim ki bazı yerlerdeki editör hatalarını yok farz ediyorum. Tavsiye ederim. Okuyun, okutun... #kitaptavsiyesi #kitapyorumu
Esrar-ı Havasİsmail Bağırtlak · Demos Yayınları · 2023324 okunma
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2026 00:16
Sândor Mârai, eseriyle olduğu kadar hayatı ve üretkenliğiyle de etkiledi beni. 89 yaşında intihar etmesine üzüldüm. Dünyanın kahrına o kadar dayanmışsın, gurbet ellerde oradan oraya sürüklenmişsin biraz daha dayansaydın keşke. Esere geleyim: 10 yaştan 34 yaşa kadar çok iyi dost olan, yedikleri içtikleri ayrı gitmeyen Henrik ve Konrád'ın yolları ayrılır bazı sebeplerden. 41 yıl 43 gün sonra tekrar bir araya gelirler. Bir nevî geçmişle ve geçmişte yaşananlarla hesaplaşmadır bu buluşma. Eserde Henrik sürekli konuşur Konrád dinleyici durumunda daha çok. Bu esnadaki tespitler, değerlendirmeler, insan psikolojisine ve hayata dair yorumlar çok başarılı. Altını çizmediğiniz satır kalmıyor bazı sayfalarda. Henrik'i fazlasıyla kibirli buldum. Konrád, Kristina ve kendi annesinin müzikle bir bağ kurmaları ve onların "başka türlü bir insan" olarak ifade edilmesi manidardı. Başka türlü insanları severim. Dostluk, ihanet, kıskançlık, insanın ruh hâli çok başarılı anlatılmış. Tavsiye ederim. Okunmalı bence.
Mumlar Sonuna Kadar YanarSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20246,6bin okunma
Sesin Değdiği Yerden
10/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2025 40. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 03 Ağustos 2025 22:34
Sesin Değdiği Yerden Okan Alay "Her şey, birbirimizi sevmekle başlamıyor muydu ya da her şey sevgisizlikten ötürü içinden çıkılmaz bir hâl almıyor muydu? #sesindeğdiğiyerden sayfa 77 Birkaç yıldır ağustos ayı benim için #ahdevefaayı Dost yazarların kitaplarını okuyorum bu ayda. Okan Alay hocamın son kitabı ile başladım. Birkaç saat içinde bitirdim kitabı. Çok çok beğendim. Çünkü şahsî düşüncelerimle birebir örtüşen cümleler vardı. 1000 Kitap uygulamasında otuz iki alıntı paylaşmışım kitabı bitirince. Daha da çok var altını çizdiğim yer. Eserde farklı yaşlarda ve kimliklerde anlatıcılar görüyoruz. Hatta son öyküde anlatıcı rolünü üstlenen bir öykü kahramanı. Yazarına sesleniyor. Seviyorum böyle hoşlukları. Eserde bahsi geçen yazarlar da edebiyatın gücüyle "ruha ve kalbe rikkat katan" isimlerdi tam olarak. #tezerözlü #didemmadak #oğuzatay #edipcansever #ahmethaşim #nedim #şeyhgalip #saitfaik #sadıkhidayet #samuelbeckett #dostoyevski #hafızşirazi #shakespeare #cigerxwin #sühreverdi #ibnihaldun #heidegger #schopenhauer #nietzsche #marks gibi felsefecileri ve ünlü yönetmen Andrey Tarkovski'yi de unutmamak gerek tabii. Hepsini görmek beni mutlu etti. Tema olarak çocukluk, çocukluğa duyulan özlem, betonlaşan şehirler, yalnızlaşan insanlar, aile ortamı, aile sıcaklığı, mevsimlerin, şehirlerin, mekânların ve eşyanın insanlar üzerindeki etkileri, özgürlüklere getirilen kısıtlamalar, baskılar, toplumsal sorunlar, patlamalar, ölüm, sıkışmışlık duygusu ( Cendere ve mengene ifadelerinin çokça geçmesiyle iyi hissettirilmiş bu tema) bunalma, çocuk gelin sorunu, iç muhasebe, sosyal maskeler, yalnızlık gibi konular işlenmiş. Kişileştirmeler ve iç konuşmalar baskın. Çiçeklerin, denizin kişileştirilmesi çok güzeldi. Betimlemeler yerli yerinde kullanılmış. Tüm öyküleri çok severek
Sesin Değdiği YerdenOkan Alay · Kırmızı Kedi Yayınevi · 202511 okunma
Kayıp Oyuncak Bebek
10/10
·94 syf.··
Beğendi
·
2025 21. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2025 02:01
"Feleğin çemberini kim çevirir bilir misin? Varlık ve yokluk arasındaki ince çizginin Araf'ında , uğursuz bir yalnızlığa işaretlenmiş olanlar." Felsefe öğretmeni arkadaşım Berrin Aydın onu tanıdığımdan beri hep iyi bir okurdu. Zaman zaman heybesinde biriktirdiklerini yazıya dökerdi. Çok da beğenirdim. Mart ayında nihayet ilk öykü kitabı Kayıp Oyuncak Bebek çıktı. Bir çırpıda, elimden bırakamadan, okuyup bitirdim. Çünkü öykülerde bahsi geçen kadınlar çok tanıdıktı. Hepimizin mahallesinde, komşusunda, evinde, bizzat kendinde rastlayabileceği özelliklere sahip kadınlar...Öyküler dokunuyor insanın yüreğine. Bazen beklenmedik şekilde bitiyor. Bazen hüzünlü, bazen duygusal... Okura bırakılmış bazı yerlerde yorum. Öykü isimleri eşya ve nesne isimleri genelde. Tanpınar 'ın "Rüyası ömrümüzün çünkü eşyaya siner." dediği dize gibi. Karakterlerin hayatlarında derin izler bırakan nesneler öykülere adını vermiş. Apartman isimleri de çok ince düşünülerek seçilmiş yazarımız tarafından. Karakterlerin yaşamlarına tezat oluşturacak şekilde. Aziz Nesin'in insanların soyadı alma hikâyesini anımsattı bu tezatlık bana. Her öykünün başındaki epigrafları ayrı sevdim. Hepsi çok güzeldi. Öyküleri özetler nitelikte ve edebî. İçimin cız ettiği, kahramanların yerine kendimi koyduğum çok öykü oldu. #tatkaçıran Sıdoş karakterini son öyküye kadar Dede Korkut gibi, Umay Ana gibi bir misyon yüklenmiş her apartmanda illaki olan bilge şaman olarak hayal etmiştim. Son öyküde onun tüm kadınların çocukluk yıllarındaki - bir numaralı sırdaşı- kayıp oyuncak bebeklerini temsil ettiğini düşündüm. Onu kaybettiğimizde çocukluktan çıkıp yetişkinliğe adım atıyoruz sanırım. Zaten yazarımız da eserini oyuncağını erken kaybeden tüm kız çocuklarına ithaf ediyor. Biz yine de kaybetmeyelim oyuncak bebeğimizi. O hep bizimle
Edebiyat
Kayıp Oyuncak BebekBerrin Aydın · Akdoğan Yayınevi · 20258 okunma